<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alican demiroğlu ketojenik &#8211; Diyetisyen Alican Demiroğlu</title>
	<atom:link href="https://alicandemiroglu.com/tag/alican-demiroglu-ketojenik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://alicandemiroglu.com</link>
	<description>Doğru Beslen, Mutlu Yaşa</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Aug 2020 13:05:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.3</generator>
	<item>
		<title>KETOJENİK DİYETTE SEBZE REHBERİ</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-sebze-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2020 19:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ketojenik Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel incelme]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet listesi]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet sebzeler]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet serbest sebzeler]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik tarifler]]></category>
		<category><![CDATA[ketozis]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Tek öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=1991</guid>

					<description><![CDATA[<p>KETOJENİK DİYET İÇİN SEBZE REHBERİ Keto yapanlar için sebzeler oldukça önemli. Ketozisten çıkmamak ve diyeti etkili şekilde sürdürmek için hangi sebzeleri yediğinize dikkat etmelisiniz. Aşağıdaki düşük karbonhidratlı sebzeleri bolca tüketebilirsiniz. Aşağıdaki 100 gr içerisinde bulununan net karbonhidrat miktarı parantez içinde belirtilmiştir. Yeşil Yapraklılar Koyu, yapraklı yeşil sebzeler, düşük karbonhidratlı, ketoua uygun ve besleyici yönleri açısından&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-sebze-rehberi/">KETOJENİK DİYETTE SEBZE REHBERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>KETOJENİK DİYET İÇİN SEBZE REHBERİ</strong></h3>
<p>Keto yapanlar için sebzeler oldukça önemli. Ketozisten çıkmamak ve diyeti etkili şekilde sürdürmek için hangi sebzeleri yediğinize dikkat etmelisiniz. Aşağıdaki düşük karbonhidratlı sebzeleri bolca tüketebilirsiniz.</p>
<p>Aşağıdaki 100 gr içerisinde bulununan net karbonhidrat miktarı parantez içinde belirtilmiştir.</p>
<h4><strong>Yeşil Yapraklılar</strong></h4>
<p>Koyu, yapraklı yeşil sebzeler, düşük karbonhidratlı, ketoua uygun ve besleyici yönleri açısından oldukça iyidir. Bolca tüketmelisiniz.</p>
<p>Yeşillikler demir ve A, C ve K vitaminleri bakımından zengindir. İltihaplanmaya karşı savaşmaya yardımcı olurlar ve kemik, beyin ve kalp sağlığının yanı sıra görme ve uygun kan pıhtılaşmasını desteklerler.</p>
<p>Yeşil yapraklı sebzelerin de yaşlanma süreciyle ve bilişsel gerilemeyle savaştığı gösterilmiştir.  Yeşil yapraklı sebzeler ayrıca glisemik indekste son derece düşük sıralanır, bu nedenle kan şekeri seviyenizi yükseltmezler.</p>
<p>Ayrıca, yeşil yapraklı sebzelerin su içeriği yüksek olduğundan, bunları öğünlerinize eklemek çok fazla karbonhidrat veya kalori olmadan doyuruculuk sağlayabilir. Bu yeşillikleri diyetinize düzenli olarak ekleyin;</p>
<p>→Ispanak (1.43 gram</p>
<p>→Kara lahana (5,15 gram)</p>
<p>→Kara lahana (1.40 gram)</p>
<p>→Roka (2.05 gram)</p>
<p>→Marul (1.1 gram)</p>
<p>→Su teresi (0.79 gram)</p>
<p>→Karahindiba (5,7 gram)</p>
<p>→Yonca filizi (3.78 gram)</p>
<h3><strong>Turpgillerden Düşük Karbonhidratlı Sebzeler</strong></h3>
<p>Turpgillerden sebzeler (lahana ailesindekiler), düşük karbonhidrat içeriğini korurken besleyicikleri yönünden oldukça iyi bir seçimdir. Ayrıca A vitamini, C vitamini, K vitamini bakımından da zengindirler ve müthiş derecede antiinflamatuardır.</p>
<p>→Turp (1.80 gram)</p>
<p>→Pazı (2.1 gram)</p>
<p>→Kabak (2.11 gram)</p>
<p>→Karnabahar (2.97 gram)</p>
<p>→Yeşil lahana (3.00 gram)</p>
<p>→Beyaz lahana (3.07 gram)</p>
<p>→Salatalık (3.13 gram)</p>
<p>→Brokoli (4.40 gram)</p>
<p>→Şalgam (4.63 gram)</p>
<p>→Brüksel lahanası (5.15 gram)</p>
<p>→Kara lahana (5,15 gram)</p>
<p>Turpgiller aynı zamanda iyi folat, diyet lifi ve mineral kaynaklarıdır. Araştırmalar, turpgillerden sebzelerdeki bileşiklerin hücreleri DNA hasarından koruyabildiğini, antiviral ve antibakteriyel özelliklere sahip olduğunu ve tümör büyümesini engellediğini göstermektedir [ <a href="https://www.cancer.gov/about-cancer/causes-prevention/risk/diet/cruciferous-vegetables-fact-sheet%22%20%5Ct%20%22_blank">*</a> ].</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Diğer Keto Sebzeler</strong></h3>
<p>Turpgiller ve yapraklı yeşilliklerin dışında, tadını çıkarabileceğiniz çok sayıda düşük karbonhidratlı sebze vardır. Bu yiyecekler 100 gramda 5 gram karbonhidratın altında kalır:</p>
<p>→Sarımsak (bir dişte 0.99 gram)</p>
<p>→Kereviz (1.37 gram)</p>
<p>→Kuşkonmaz (1.78 gram)</p>
<p>→Yaz kabağı (2.25 gram)</p>
<p>→Beyaz mantarlar (2.26 gram)</p>
<p>→Zeytin (2.80 gram)</p>
<p>→Patlıcan (2.88 gram)</p>
<p>→Dolmalık biber (2,9 gram)</p>
<p>→Enginar kalbi (3.88 gram)</p>
<p>→Bamya (4,25 gram)</p>
<p>→Yeşil fasulye (4.27 gram)</p>
<p>→Lahana turşusu (doğal olarak fermente edildiğinde harikadır, ancak ilave şekerlere dikkat edin &#8211; 4,28 gram)</p>
<p>Bu sebzeler, doğru şekilde pişirildiğinde oldukça lezzetli olur.</p>
<p>Artık ketojenik diyetinizde yiyebileceğiniz en iyi keto sebzelerini bildiğinize göre, hangi sebzelerin sınırlandırılması veya tamamen kaçınılması gerektiğini bilmenin zamanı geldi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Ketoda Sınırlandırılması ve Yenmemesi Gereken Sebzeler</strong></h3>
<p>Ketoda kaçınmanız gereken iki grup sebze vardır: baklagil grubu be nişastalı sebzeler. Bu sebzeler karbonhidrat bakımından daha yüksektir ve potansiyel olarak kilo kaybını yavaşlatabilir veya ketozise girmenizi önleyebilir.</p>
<h3><strong>Dikkatli Yiyilebilecekler</strong></h3>
<p>Bazı sebzeler karbonhidrat bakımından daha yüksektir, ancak yine de keto ile ölçülü olarak tüketilebilir. Bunlardan günde bir porsiyon yeterli olmalıdır. İpucu: Aşağıdaki yiyeceklerden birinin tadını çıkarırken, karbonhidrat sayınızı düşük tutmak için günün geri kalanında yapraklı yeşilliklerin tadını çıkarın. Ölçülü tüketilecek tatlı sebzeler şunları içerir:</p>
<p>→Havuç (6.78 gram)</p>
<p>→Balkabağı (5.14 gram)</p>
<p>→Kış kabağı (7.09 gram)</p>
<p>→Soğan (8.71 gram)</p>
<h3><strong>Tamamen Uzak Durun: Baklagiller ve Yumrular</strong></h3>
<p>Fasulye ve kök sebzeler (yumrular) tipik olarak 100 gramda 10-20 gram net karbonhidrat içerir. Genel olarak, bu sebzeler toplam karbonhidrat bakımından daha yüksektir ve diğer sebzelerden daha yüksek glisemik yüke sahiptir. Bu nedenle, kan şekeri seviyenizi artırabilir ve sizi ketozisten çıkabailirler;</p>
<p>→Tatlı patates (17.12 gram)</p>
<p>→Yer elması (23.78 gram)</p>
<p>→Beyaz patates (16.77 gram)</p>
<p>→Yaban havucu (13.09 gram)</p>
<p>→Yeşil bezelye (13,57 gram)</p>
<p>→Mısır (16.32 gram)</p>
<p>→Pırasa (12.35 gram)</p>
<p>→Bebek havuç (8,2 gram)</p>
<p>→Çiğ havuç (orta boy havuç, 9,6 gram)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-sebze-rehberi/">KETOJENİK DİYETTE SEBZE REHBERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KETOJENİK DİYETTE YENİLEBİLECEK VE YASAKLI BESİNLER</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-yenilebilecek-ve-yasakli-besinler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2020 19:11:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ketojenik Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel incelme]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[İki öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[keto serbest besinler]]></category>
		<category><![CDATA[ketoflu]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet listesi]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet yasaklar]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyette neler yenir]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik tarifler]]></category>
		<category><![CDATA[ketozis]]></category>
		<category><![CDATA[Tek öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=1989</guid>

					<description><![CDATA[<p>KETOJENİK DİYETTE NELER YENEBİLİR? Ketojenik diyet yağ ağırlıklı, proteinlerin yeterli alındığı, karbonhidratların alımının ise düşürüldüğü, vücudu ketozis(yağ yakımı) moduna sokmayı amaçladığımız bilimsel temelli bir beslenme biçimi. Aslında ketojennik diyet menüsü oldukça sadedir. Nelerin yenilip yenilmeyeceği sınırlarla belidir. Özetle hayvansal gıdalar-proteinler, doğal ve sağlıklı yağ kaynakları ve düşük karbonhidratlı sebzeleri tüketiyoruz. Geri kalan tüm besinler ise&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-yenilebilecek-ve-yasakli-besinler/">KETOJENİK DİYETTE YENİLEBİLECEK VE YASAKLI BESİNLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>KETOJENİK DİYETTE NELER YENEBİLİR?</strong></h3>
<p>Ketojenik diyet yağ ağırlıklı, proteinlerin yeterli alındığı, karbonhidratların alımının ise düşürüldüğü, vücudu ketozis(yağ yakımı) moduna sokmayı amaçladığımız bilimsel temelli bir beslenme biçimi.</p>
<p>Aslında ketojennik diyet menüsü oldukça sadedir. Nelerin yenilip yenilmeyeceği sınırlarla belidir.</p>
<p>Özetle hayvansal gıdalar-proteinler, doğal ve sağlıklı yağ kaynakları ve düşük karbonhidratlı sebzeleri tüketiyoruz. Geri kalan tüm besinler ise bu süreçte tüketilmiyor.</p>
<p>Bu besin gruplarına bakalım;</p>
<h4><strong>HAYVANSAL PROTEİNLER</strong></h4>
<p><strong>K</strong>ırmızı et, tavuk, balık ve deniz ürünleri, hindi, yumurta, peynir, et-tavuk kemiği suyu, sakatatlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>SAĞLIKLI YAĞ KAYNAKLARI</strong></h4>
<p>Ketojenik beslenme yağ ağırlıklı bir diyet tipidir. Bu yüzden sağlıklı yağlarla ilişkinizi geliştirmelisiniz.</p>
<ul>
<li>Zeytinyağı</li>
<li>Zeytin</li>
<li>Tereyağı</li>
<li>Hindistan cevizi yağı</li>
<li>Sade yağ (ghee)</li>
<li>Çörek otu yağı</li>
<li>MCT yağı ve MCT tozu</li>
<li>Avokado</li>
<li>Kaymak</li>
<li>Ceviz, fındık, badem, kabak çekirdeği gibi yağlı tohumlar</li>
<li>Diğer doğal yağlar</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>DÜŞÜK KARBONHİDRATLI SEBZELER</strong></h4>
<ul>
<li>Düşük karbonhidratlı sebzeler; tüm yapraklı sebzeler-yeşillikler, salatalık, brokoli, karnabahar, lahana, kabak, mantar, yeşil biber, bamya, limon, karbonhidrat yüzdesi düşük olan diğer sebzeler.</li>
</ul>
<p>*Sebzeler konusunda detaylı rehberi incelemek için <a href="https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-sebze-rehberi/">tıklayın.</a></p>
<h4><strong>DİĞER;</strong></h4>
<ul>
<li>Tüm baharatlar</li>
<li>Şekersiz soslar</li>
<li>Bitkisel tatlandırıcılar</li>
<li>Ahududu, yaban mersini, çilek ve kızılcık gibi organik meyveler (ketozise uyum sağladıktan sonra bir miktar)</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" class="size-medium wp-image-1990 aligncenter" src="https://alicandemiroglu.com/wp-content/uploads/2020/08/food-recomended-on-low-carb-diet-or-ketogenic-diet-royalty-free-image-1013107176-1546025560-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" srcset="https://alicandemiroglu.com/wp-content/uploads/2020/08/food-recomended-on-low-carb-diet-or-ketogenic-diet-royalty-free-image-1013107176-1546025560-300x201.jpg 300w, https://alicandemiroglu.com/wp-content/uploads/2020/08/food-recomended-on-low-carb-diet-or-ketogenic-diet-royalty-free-image-1013107176-1546025560.jpg 480w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h3><strong>KETOJENİK DİYETTE KAÇINILMASI GEREKEN GIDALAR </strong></h3>
<p>Yüksek karbonhidrat içeriği nedeniyle ketojenik beslenirken aşağıdaki gıdalardan kaçınmak en iyisidir . Keto&#8217;ya başlarken, buzdolabınızı ve dolaplarınızı boşaltın, yeniden bir alışveriş yaparak mutfağınızı ketoya göre dizayn edin.</p>
<h4><strong>TAHILLAR</strong></h4>
<p>Tahıllar karbonhidratla yüklüdür, bu nedenle ketoda tüm tahıllardan uzak durmak en iyisidir. Buna tam tahıllar, buğday, unlu mamuller, ekmek, makarna, pirinç, yulaf, un içeren çorbalar, arpa, çavdar, mısır ve kinoa dahildir .</p>
<h4><strong>BAKLAGİLLER</strong></h4>
<p>Baklagiller sağlık yönünden iyi gıdalar olsa da karbonhidrat içerikleri yüksektir. Bu nedenle keto süresince tüketilmemelidirler. Fasulye, barbunya, nohut ve mercimek yemekten kaçının.</p>
<h4><strong>MEYVELERİN ÇOĞUNLUĞU</strong></h4>
<p>Meyveler genel olarak vitamin, mineral, antioksidan kaynağı olsalar da fruktoz açısından yüksek içeriğe sahiptirler. Bu yüzden sizi kolayca ketozisten çıkarabilirler.</p>
<p>Hindistan cevizi, böğürtlen, ahududu, çilek gibi bazı düşük karbonhidratlı meyveleri ilerleyen zamanlarda az olmak şartıyla diyetinize ekleyebilirsiniz.</p>
<h4><strong>NİŞASTALI SEBZELER</strong></h4>
<p>Patates, tatlı patates, havuç, bezelye, pırasa gibi nişastalı sebzelerden kaçının.</p>
<p>Meyve gibi, bu yiyeceklerin de sağlık yararları vardır, ancak aynı zamanda karbonhidrat bakımından da çok yüksektirler.</p>
<h4><strong>ŞEKER KAYNAKLARI</strong></h4>
<p>Şekerin her türlüsü hem ketoya hem de sağlıklı yaşama zarar verir. Buna tatlılar, pastalar, bisküvi-çikolata-gofret, suni tatlandırıcılar, dondurma, şekerli-gazlı içecekler ve meyve suyu dahildir ancak dikkat etmeniz başka noktalar daha var.</p>
<p>Ketçap, barbekü sosu, nar ekşisigibi çeşniler bile genellikle şekerle doldurulur, bu yüzden tüketmeden önce etiketleri iyi okuduğunuzdan emin olun. Bu yüzden marketten alacağınız paketli her ürünün etiketini iyi inceleyin. Tatlı bir şey istiyorsanız, bunun yerine  düşük glisemik tatlandırıcılarla ( <a href="https://perfectketo.com/is-stevia-keto/">stevia</a>  veya <a href="https://perfectketo.com/erythritol-keto-sweetener/">eritritol</a> gibi ) yapılmış ketoya uygun tarifler deneyin .</p>
<h4><strong>SÜT YOĞURT</strong></h4>
<p><strong>Sü</strong>t ve yoğurt protein ve yağ içerdiği gibi daha fazla oranda karbonhidrat da içerir. İkisi de ketozisi bozabileceğinden önerilmez. Ancak badem sütü, hindistan cevizi sütü gibi bitkisel sütleri kullanabilirsiniz.</p>
<p>Bazı alkollü içecekler düşük glisemik indekslidir ve ketojenik diyet için uygun görülebilirler.(vodka, cin, tekila, viski gibi). Ancak alkol içtiğinizde, karaciğerinizin enerji için tercihen etanolü işleyeceğini ve keton üretimini durduracağını unutmayın.</p>
<p>Kilo vermek için keto diyetindeyseniz, alkol tüketiminizi minimumda tutun. Bira, şarap ve kokteyllerden kaçının.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2020/08/21/ketojenik-diyette-yenilebilecek-ve-yasakli-besinler/">KETOJENİK DİYETTE YENİLEBİLECEK VE YASAKLI BESİNLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOLAJEN REHBERİ</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2020/02/14/kolajen-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2020 14:34:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[2 haftada 12 kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[detox]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[etiler diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kırışıklık kolajen]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen cilt]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[şişli diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Tek öğün beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=1917</guid>

					<description><![CDATA[<p>KOLAJEN NEDİR? FAYDALARI, TAKVİYE KULLANIMI Kolajen, insan vücudundaki cilt, tendonlar, bağlar ve diğer bağ dokularında bulunan ana proteindir (1 ). 28 tip kolajen tanımlanmıştır. I. II. ve III. tipleri insan vücudunda yüksek miktarda bulunur ve toplam kolajenin % 80-90&#8217;ını oluşturur (1  , 2  ). Tip I ve III esas olarak cildimizde ve kemiklerimizde bulunurken, tip II çoğunlukla&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2020/02/14/kolajen-rehberi/">KOLAJEN REHBERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>KOLAJEN NEDİR? FAYDALARI, TAKVİYE KULLANIMI</h1>
<p style="text-align: justify;">Kolajen, insan vücudundaki cilt, tendonlar, bağlar ve diğer bağ dokularında bulunan ana proteindir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK21582/">1 </a>).</p>
<p style="text-align: justify;">28 tip kolajen tanımlanmıştır. I. II. ve III. tipleri insan vücudunda yüksek miktarda bulunur ve toplam kolajenin % 80-90&#8217;ını oluşturur (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK21582/">1 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK507709/">2 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Tip I ve III esas olarak cildimizde ve kemiklerimizde bulunurken, tip II çoğunlukla eklemlerde bulunur (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18512563">3 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27551171">4 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Vücudumuz doğal olarak kolajen üretir, ancak yaş almayla birlikte üretim azalır, kolajen kaybı başlar. Kolajen takviyeleri cilt elastikiyetini artırmak, eklem sağlığını geliştirmek, kas inşa etmek, yağ yakmak gibi amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazıda, kolajen takviyelerinin bilimsel kanıtlara göre çalışıp çalışmadığını tartışacağız.</p>
<h2><strong>Kollajen Takviyeleri Formları</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Çoğu kollajen takviyesi hayvanlardan; ineklerden, balıklardan, tavuklardan ve domuzlardan elde edilir ( <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0268005X11000427">5</a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Takviyelerin bileşimi değişkendir, ancak tipik olarak kolajen tipleri I, II, III veya üçünün bir karışımını içerir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu üç ana formda da bulunabilirler (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22521757">6 </a>):</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Hidrolize kolajen. </strong>Kolajen hidrolizat veya kolajen peptitler olarak da bilinen bu form, amino asitler adı verilen daha küçük protein parçalarına ayrılır.</li>
<li><strong>Jelatin. </strong>Jelatin içindeki kolajen sadece kısmen amino asitlere ayrılır.</li>
<li><strong>Çiğ. </strong>Ham veya doymamış formlarda, kolajen proteini bozulmadan kalır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Bunlardan bazıları, vücudunuzun <a href="https://www.healthline.com/health/food-nutrition/is-hydrolyzed-collagen-a-miracle-cure">hidrolize kolajeni</a> en verimli şekilde emebileceğini gösteriyor (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31086034">7 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31681789">8 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte, tüm kolajen formları sindirim sırasında amino asitlere ayrılır, daha sonra emilir ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kolajen veya diğer proteinleri oluşturmak için kullanılır (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK22600/">9 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında, kolajen üretmek için kolajen takviyeleri almamıza gerek yoktur, vücudumuz bunu protein kaynakları tükettiğimizde aminoasitleri kullanarak doğal olarak yapar. Ancak bu üretim 25 yaşından sonra azalmaya başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazı çalışmalar kolajen takviyesi almanın üretimini artırabileceğini ve birçok fayda sağlayabileceğini düşündürmektedir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31096622">10  </a>).</p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kolajen takviyeleri tipik olarak ineklerden, domuzlardan, tavuklardan veya balıklardan elde edilir ve tip I, II veya III kolajen içerebilir. Takviyeler üç ana formda mevcuttur: hidrolize, ham veya jelatin olarak.</p>
</blockquote>
<h2><strong>Takviyeler Cilt ve Eklemler için Başarılı</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bazı çalışmalar, kolajen takviyelerinin kırışıklıkları azaltabileceğini ve eklem ağrılarını hafifletebileceğini göstermektedir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>CİLT</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Kolajen tipleri I ve III, cildimizin temel bileşenleridir, güç ve yapı sağlarlar (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21421911">11 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Vücudumuz doğal olarak kolajen üretse de, çalışmalar ciltteki miktarın her yıl %1 azaldığını ve bu da yaşlanan cildi olumsuz etkilediğini göstermektedir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23467476">12 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Son yıllarda yapılan konuyla ilgili ilk araştırmalar, takviye almanın cildimizdeki kolajen seviyelerini artırabileceğini, kırışıklıkları azaltabileceğini ve cilt elastikiyetini ve hidrasyonunu artırabileceğini göstermektedir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30681787">13 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25342893">14  </a>, <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26362110">15 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29949889">16 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">114 orta yaşlı kadınla yapılan bir çalışmada, 8 hafta boyunca günlük olarak 2.5 gram hidrolize kollajen tip I kullanılmış ve sonuçta kırışıklık hacminin % 20 azaldığı görülmüş. (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24401291">17 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">35 yaş ve üzeri 72 kadında yapılan bir başka çalışmada, 12 hafta boyunca günlük olarak 2.5 gram tip I ve II içeren hidrolize kolajen almanın, kırışıklık derinliğini % 27 oranında azalttığı ve cilt nemini % 28 oranında artırdığı görülmüş. (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31627309">18 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ilk çalışmalar umut verici olsa da kolajen takviyelerinin cilt sağlığı için ne kadar etkili olduğunu ve hangi takviyelerin daha iyi çalıştığını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, mevcut çalışmaların bazılarının kolajen üreticileri tarafından finanse edildiğini de unutmamak gerekir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>EKLEMLER</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Tip II kolajen ağırlıklı olarak kıkırdakta bulunur ve eklemler arasında koruyucu bir yastık görevi üstlenir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27551171">4 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Osteoartrit (OA) olarak bilinen durumda, eklemler arasındaki kıkırdak yıpranır. Bu özellikle ellerde, dizlerde ve kalçalarda iltihaplanma, sertlik, ağrı ve işlev kaybına yol açabilir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28149655">19 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Bir dizi çalışma, çeşitli kolajen takviyelerinin OA ile ilişkili eklem ağrısını hafifletmeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İki çalışmada, 6 aya kadar günlük olarak alınan 40 mg ham tip-II kolajen  OA&#8217;lı bireylerde eklem ağrısını ve sertliğini azaltmıştır (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19847319">20 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26822714">21 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Başka bir çalışmada, 10 hafta boyunca günlük 2 gram hidrolize tip-II kollajen alınması, OA olan bireylerde eklem ağrısı, sertlik ve sakatlık puanlarını % 38 oranında azalttığı görülmüştür (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22486722">22 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Son bir notta kolajen takviyeleri, egzersiz ve romatoid artrit ile ilişkili eklem ağrılarını hafifletmeye yardımcı olabilir, ancak daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18416885">23 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24153020">24 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28177710">25 </a> ).</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong></p>
<p>İlk çalışmalar, kolajen takviyelerinin kırışıklıkların azaltılmasına ve OA’lı kişilerde eklem ağrısının hafifletilmesine yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.</p></blockquote>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>DİĞER FAYDALARI</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Potansiyel faydaları umut verici olsa da, kolajen takviyelerinin kemik, kas ve diğer alanlar üzerindeki etkileri hakkında çok fazla araştırma yoktur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Kemik sağlığı</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Kemik çoğunlukla kolajenden, özellikle tip 2 kolajenden oluşur (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19669491">26</a>).</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, kemiklerin zayıf, kırılgan ve kırılma olasılığının daha yüksek olduğu bir durum olan <a href="https://www.healthline.com/health/osteoporosis">osteoporoza</a> karşı korumaya yardımcı olmak için kolajen takviyeleri tavsiye edilmektedir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30696576">27 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte, bu faydayı destekleyen çalışmaların çoğu hayvanlar üzerinde yapılmıştır (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21927918">28 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19124090">29 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Bir insan çalışmasında, 1 yıl boyunca günde 5 gram hidrolize kollajen takviyesi alan 131 menopoz geçirmiş kadın, kemik yoğunluğunda %3 ve femurda yaklaşık %7 artış yaşadı (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29337906">30 Güvenilir Kaynak</a>).</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte, bazı çalışmalar kolajen takviyelerinin kemik kütlesini iyileştirebileceğini ve kemik kaybını önleyebileceğini düşündürse de, insanlarda daha derinlemesine çalışmalara ihtiyaç vardır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Kas Geliştirme</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Tüm protein kaynakları gibi, kolajen takviyeleri de direnç egzersizleri ile birleştirildiğinde <a href="https://www.healthline.com/health/how-long-does-it-take-to-build-muscle">kas büyümesini</a> desteklerler (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31121843">31 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">53 yaşlı erkekte yapılan bir çalışmada, 3 aylık direnç egzersiz periyodunda 15 gram hidrolize kolajen alan kişiler, kolajen almayan plasebo grubundaki kişilere göre önemli ölçüde daha fazla kas kazanmıştır (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26353786">32 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Esasen, bu sonuçlar kolajen takviyelerinin egzersizden sonra hiç protein almamaktan daha iyi sonuç vereceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, kolajen takviyelerinin kas yapımı için diğer protein kaynaklarından daha üstün olup olmadığı henüz belirlenmemiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Diğer avantajlar</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Kolajen vücut içeriğimizin çoğunu oluşturduğundan, onu takviye olarak almak birçok potansiyel faydaya sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Henüz çalışmalar yeni yeni yapılıyor olsa da kolajen alımını arttırmak aşağıdaki alanlarda olumlu etkiye sahip olabilir. (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28786550">34 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26561784">35 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18319637">36  </a>, <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28174772">37 </a> ):</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>saç ve tırnaklar</li>
<li>selülit</li>
<li>bağırsak sağlığı</li>
<li><a href="https://www.healthline.com/nutrition/how-to-lose-weight-as-fast-as-possible">kilo kaybı</a></li>
</ul>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong></p>
<p>Mevcut araştırmalar umut verici olsa da, kemik sağlığı, kas geliştirme ve diğer faydalar için kolajen takviyelerini destekleyen çok az kanıt vardır.</p></blockquote>
<h2><strong>Önerilen Dozajlar ve Yan Etkiler</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">İşte mevcut araştırmalara dayanan önerilen dozajlar:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Cilt kırışıklıkları için; </strong>2.5 gram hidrolize tip 1 kolajen ya da tip I ve II karışımı 8 ila 12 hafta sonra faydalar göstermiştir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24401291">17 </a>, <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31627309">18 </a> ).</li>
<li><strong>Eklem ağrısı için; </strong>6 ay boyunca günlük olarak alınan 40 mg ham tip-II kolajen veya 10 hafta boyunca 2 gram hidrolize tip-II kolajen eklem ağrısını azaltmaya yardımcı olabilir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19847319">20 </a>, <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26822714">21 </a>, <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22486722">22 </a> ).</li>
<li><strong>Kemik sağlığı için; </strong>Araştırma sınırlıdır, ancak ineklerden yapılan 5 gram hidrolize kolajen, tek bir çalışmada 1 yıl sonra kemik yoğunluğunun artmasına yardımcı oldu (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29337906">30 </a> ).</li>
<li><strong>Kas geliştirme için. </strong>Direnç egzersizinden sonra 1 saat içinde alınan 15 gram kolajen proteini kas geliştirmeye yardımcı olabilir, ancak diğer protein kaynaklarının benzer etkilere sahip olması muhtemeldir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26353786">32 </a> , <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31010031">33 </a> ).</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kolajen takviyeleri çoğu insan için genellikle güvenlidir. Bununla birlikte, bulantı , mide bulantısı ve ishal dahil olmak üzere hafif yan etkiler bildirilmiştir (<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22521757">38 </a> ).</p>
<p style="text-align: justify;">Kolajen takviyeleri genellikle hayvanlardan alındığından, çoğu marka veganlar ve vejeteryanlar için uygun değildir .</p>
<p style="text-align: justify;">Ek olarak, balık gibi alerjenler içerebilirler. Alerjiniz varsa, bu kaynaktan türetilen kolajenlerden kaçınmak için etiketi kontrol ettiğinizden emin olun.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong></p>
<p>40 mg ila 15 gram arasındaki kolajen dozları potansiyel olarak etkilidir ve minimum yan etkilere sahip gibi görünmektedir.</p></blockquote>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>BESİNLER VE KOLAJEN</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Hayvansal kaynaklı besinler kolajenin doğal kaynakları arasında. Kemikli etler, sakatatlar, (kelle paça-işkembe çorbaları), tavuk ve balık etleri(kemikleriyle yenilen balıklar) kolajenden zengin.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle kemikli eti ya da tavuğu haşlayarak ortaya çıkardığınız çorba suyu kolajenden faydalanmak için gayet iyi bir seçenek.</p>
<p style="text-align: justify;">Sebzeler işin bir diğer önemli kısmı. Farklı renklerde ve türlerde bol sebze tüketimi hem kolajen üretimini destekliyor hem de mevcut kolajenin yıkımını yavaşlatıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yumurtanın özellikle beyaz kısmı kolajen üretimi için oldukça etkin. Tabi ki yumurtayı tam yemenizi tavsiye ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak omega-3 bulunduran besinlerin tümü de kolajen için güzel kaynaklar.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>FİNAL MESAJI</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><u>Kolajen kullanımının yazıda bahsettiğim üzere</u> çalışmalarca gösterilmiş birçok faydası var.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle cilt üzerindeki kırışıklığı azaltması ve eklem ağrılarını hafifletici etkisi üzerine önemli çalışmalar yapılmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun yanında kolajen takviyelerinin kas geliştirme, kemik yoğunluğunu arttırma ve diğer yararları üzerine fazla çalışma yapılmamış. Bu konuda kişisel deneyimler yapabilir ya da daha fazla çalışmayı bekleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve tabii ki kolajenden zengin ve üretimini destekleyici gıdaları mutlaka diyetinizde bulundurun. Önceliğiniz beslenmenizdeki eksikleri gidermek olsun, sonra takviyeleri düşünebilirsiniz 🙂</p>
<p style="text-align: justify;">Sevgiler</p>
<p style="text-align: justify;">Dyt Alican Demiroğlu</p>
<p>Daha fazla yazımı okumak için tıklayabilirsiniz; <a href="https://alicandemiroglu.com/beslenme-ve-diyet/">Blog</a></p>
<h5 style="text-align: justify;">(Yazıda https://www.healthline.com/ içeriğinden faydalanılmıştır)</h5>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2020/02/14/kolajen-rehberi/">KOLAJEN REHBERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ketojenik Diyet Nedir?</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2019/12/25/ketojenik-diyet-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2019 07:46:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[İki öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik tarifler]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ketojenik diyet&#160;ağırlıklı olarak yağlardan oluşan, yeterli protein içeren ve karbonhidratların bir müddet kısıtlandığı bir beslenme biçimi. Tıbbi tedavi olarak uzun yıllardır epilepsili çocuklarda ve son dönemlerde bazı kanser türlerinde tümörün büyümesini önleme amacıyla kullanılıyor. Eminim zayıflama-kilo verme süreçlerinde kullanıldığını da duymuşsunuzdur.&#160;Ketojenik diyet&#160;özellikle vücudun kilo vermeye direnç gösterdiği insülin direnci, tiroid hastalıkları ya da uzun süren&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/12/25/ketojenik-diyet-nedir/">Ketojenik Diyet Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Ketojenik diyet</strong>&nbsp;ağırlıklı olarak yağlardan oluşan, yeterli protein içeren ve karbonhidratların bir müddet kısıtlandığı bir beslenme biçimi. Tıbbi tedavi olarak uzun yıllardır epilepsili çocuklarda ve son dönemlerde bazı kanser türlerinde tümörün büyümesini önleme amacıyla kullanılıyor.</p>



<p>Eminim zayıflama-kilo verme süreçlerinde kullanıldığını da duymuşsunuzdur.&nbsp;<strong>Ketojenik diyet</strong>&nbsp;özellikle vücudun kilo vermeye direnç gösterdiği insülin direnci, tiroid hastalıkları ya da uzun süren kilo verme süreçlerinden sonra oluşan tıkanıklık dönemlerinde başarıyla uyguladığımız bir beslenme biçimi.</p>



<p><strong>Ketojenik diyette</strong>&nbsp;temel amaç; vücudun enerji üretimi için ilk sırada kullandığı karbonhidratların miktarını azaltarak vücudun enerji üretimini depo yağlardan sağlayacağı moda sokmaktır. Bu durumda yağ yakımınız maksimuma çıkıyor ve ketozis denilen bu moda giriyorsunuz. Uzun süreli uygulamalarını önermediğim bu sistemin mutlaka bir uzman kontrolünde yapılması gerekiyor.</p>



<p><a rel="noreferrer noopener" href="https://youtu.be/r5rf31uZkAc" target="_blank">Ketojenik diyete başlangıç videomu izlemek ve youtube kanalıma abone olarak güncel sağlıklı beslenme konularıyla ilgili bilgiler almak için lütfen tıklayın.</a><br></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/12/25/ketojenik-diyet-nedir/">Ketojenik Diyet Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilo Verme Sürecinde Egzersiz Rehberi</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2019/03/20/kilo-verme-surecinde-egzersiz-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Mar 2019 19:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2 haftada 12 kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[ara öğün]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[etiler diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting nedir]]></category>
		<category><![CDATA[isveç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kaç öğün beslenmeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kaç öğün yemeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[kas kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Tek öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yakımı]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo Verme Sürecinde Egzersiz Rehberi Başlangıç notu: Fikir edinmenizi ve bu yolda daha rahat ilerlemenizi amaçlayan bu yazıda, kafanıza takılabilecek çok sayıda sorunun cevabını bulacağınızı düşünüyorum. Bulamayacaklarınız da var elbette: -Hazır reçeteler bulamayacaksınız. Egzersiz kişiseldir. -Beslenme önerileri bulamayacaksınız. Beslenme de kişiseldir ve o işin uzmanı “diyetisyen”dir. *Egzersize başlamadan önce doktor kontrolünden geçmenizi öneririm. &#160; 1-)&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/03/20/kilo-verme-surecinde-egzersiz-rehberi/">Kilo Verme Sürecinde Egzersiz Rehberi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kilo Verme Sürecinde Egzersiz Rehberi</strong></p>
<p><strong><em>Başlangıç notu:</em></strong><em> Fikir edinmenizi ve bu yolda daha rahat ilerlemenizi amaçlayan bu yazıda, kafanıza takılabilecek çok sayıda sorunun cevabını bulacağınızı düşünüyorum. Bulamayacaklarınız da var elbette:</em></p>
<p><em>-Hazır reçeteler bulamayacaksınız. <strong>Egzersiz kişiseldir.</strong></em></p>
<p><em>-Beslenme önerileri bulamayacaksınız. Beslenme de kişiseldir ve o işin uzmanı <strong>“diyetisyen”</strong>dir.</em></p>
<p>*<em>Egzersize başlamadan önce <strong>doktor kontrolü</strong>nden geçmenizi öneririm.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1-) Egzersiz mi yoksa spor mu?</strong></p>
<p>İkisi de değil! Her şeyden önce doğru şekilde nefes alıp vermeyi, oturmayı, kalkmayı, bir şeyleri kaldırıp indirirken nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenmelisiniz. Genel olarak konuşacak olursak, doğru <strong>“hareket”</strong> etmeyi öğrenmelisiniz. Bunları çözdükten sonra odaklanmanız gereken <strong>“hareketlilik”</strong> olacaktır.</p>
<p>İlk avcı-toplayıcılar avlarını yaralayıp takip etmek zorundaydı. Bu nedenle uzun süre yürümeleri gerekiyordu ve bu yürüyüşün içinde kısa koşular da oluyordu. Av için katedilen mesafe 30 kilometreyi bulabiliyordu. Modern avc-toplayıcılarda günlük yürüyüş mesafeleri kadınlarda dokuz, erkeklerde 15 kilometredir. Atalarımız tarımla uğraşmaya başladıklarında da çok yoğun çalışmaktaydı. Tarımın ve endüstrinin gelişimi ile hareketsiz ve sağlıksız bir yaşama geçtik. Bu durum sürekli daha da kötüye gitmekte. Bu nedenle nefes kullanımı ve doğru hareket etmeyi çözdükten sonraki ilk hedefimiz <strong>“hareketlilik”</strong> olmalıdır.</p>
<p>Atalarımız aynı zamanda tırmanıyor, kazıyor ve hafif ağırlıkları uzun süre taşıyordu. Bunları da düşünürsek sadece <strong>“hareketlilik” </strong>ile bu sağlıksız yaşamdan kurtulamayacağımız ortada. Sırasıyla nefes alıp vermeyi, doğru hareket etmeyi ve sonunda da hareketliliği çözünce <strong>“egzersiz”</strong> yapmaya başlayabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2-) Egzersize nereden başlamalıyım?</strong></p>
<p>Egzersizin kelime anlamı alıştırma. <strong>“Fiziksel egzersiz”</strong>de de aslında durum değişmiyor. Fiziksel durumumuzu daha iyi hale getirmek için yaptığımız aktivitelere -alıştırmalara- fiziksel egzersiz denir.</p>
<p>Bu alıştırmaların bir program çerçevesinde gerçekleştirilmesine <strong>“düzenli fiziksel egzersiz”</strong> denir. Herkes düzenli bir şekilde uygulamak zorunda değil. Şöyle bir kişi hayal edelim; her vakit bulduğunda yüzüyor, koşuyor, tırmanış yapıyor, doğa yürüyüşü ile rahatlıyor. Bu kişinin <strong>“düzenli”</strong> olmaya ihtiyacı yoktur. Ancak şunu unutmamak gerekir: Bu hayali kişi, bu yazının hedef aldığı kitle dışındadır. <strong>Yazının başlığı dikkatinizi çektiğine göre bir kilo probleminiz var ve buraya kadar okumayı başardığınıza göre bu problemi ortadan kaldırma konusunda kararlısınız!</strong> Sizlerin belli bir sistem izlemesi gerekmektedir ve bunu yaparken bu işi bilen ve sizi önemseyen  profesyonellerden destek almanız -şart olmasa da- hem sağlığınız hem de süreci hızlandırmanız için büyük fayda sağlayacaktır.</p>
<p>Egzersiz için bir spor salonuna ihtiyacınız olmadığına emin olabilirsiniz. Nefes çalışmaları, yürüyüş, koşu ve esneme için nasıl ki sadece bedeniniz yeterliyse kuvvet ve güç çalışmak için de vücut ağırlığınız ve basit birkaç ekipman size yeterli olacaktır. Okumaya devam ederseniz ileride bu konuyla ilgili bir bölüm bulacaksınız.</p>
<p>Uygulaması çok basit ancak yorucu bir alıştırma ile örnek vereyim: Başladığınız yeri unutmamak şartıyla beş dakika boyunca mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yürüyün ve aynı süre içinde başladığınız noktaya dönmeye çalışın. Her hafta, gidiş ve dönüş sürelerinize birer dakika ekleyerek toplam sürenizi iki dakika yükseltebilirsiniz. En sonunda aynı vakitte başladığınız noktaya varamayacağınız bir süreye geleceksiniz. Bu durum, o noktaya yetişmenize yardım edecek kadar kısa süreli koşular ekleme zamanınızın geldiğini göstermektedir.</p>
<p>Yukardaki uygulamayı denediyseniz yolculuğa devam edebiliriz. J</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3-) Egzersizde yağ yakımı nasıl gerçekleşir?</strong></p>
<p>Öncelikle bilinmesi gereken en basit şey yağ yakımı için oksijen kullanımı gerektiğidir. İyi bir yoga üstadı çok hırpalanmadan da düşük yağ oranına sahip olabilir. Çünkü doğru nefes almayı bilir ve bundan dolayı oksijenden faydalanma kapasitesi yüksektir. Çok fazla yöntem kullanılsa da başlıca ve kullanımı kolay birkaç örnek vermek istiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>I-) Konuşma testi:</strong></p>
<p>Egzersiz sırasında yanınızda birisi varsa onunla konuşmakta güçlük çektiğiniz yer, soluduğunuz oksijenin yaptığınız işe yetmediği noktadır. Bizim amacımız yağ yakımı ise bu noktadan ileriye geçmeye gerek yok. Elbette siz egzersizlere devam ettikçe oksijen kullanım kapasiteniz artacak ve bu limit de yükselecektir. Konuşmaya devam edebildiğiniz sürece <strong>“aerobik egzersiz”</strong> yapmaktasınız. Oksijenin size yetmediği noktada ise <strong>“anaerobik egzersiz”</strong> yapmaktasınız. Anaerobik egzersiz de doğru kullanıldığında yağ yakımı sağlar ama yazının hedef kitlesi için uzun süreli kullanımı iyi sonuç vermeyecektir. HIIT ve Tabata Training örneklerinde güvenli kullanım şeklini göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>II-) H.I.I.T.</strong></p>
<p><strong>            “High Intensty Interval Training”</strong> benim çok sevdiğim bir yöntem. Türkçe tercümesi nasıl bir yöntem olduğunu anlatmaya yetiyor: <strong>“Yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman”</strong>.</p>
<p><strong>            </strong>Çok fazla vaktiniz yoksa ya da daha kısa sürede sonuç almak istiyorsanız bu yöntemi uygulamak mantıklı olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta uzun zamandır egzersiz yapmayan kişilerin bu yönteme geçmeden önce kademeli olarak egzersizlerinin şiddetini yükseltip kendilerini hazırlamaları gerekmektedir.</p>
<p>Çok farklı uygulamarı vardır. Basit şekilde anlatmak gerekirse, kısa sürede yüksek nabıza ulaştığınız bir çalışmadan sonra kısa bir ara verip tekrar egzersize başlıyorsunuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Örnek:</p>
<p>Bir dakika mümkün olduğunca hızlı şekilde pedal çevirip iki dakika dinleniyorsunuz ve bunu beş defa tekrar ediyorsunuz. Kulağa kolay geliyor ancak uyguladığınızda ne kadar zorlayıcı olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>III-) Tabata Training:</strong></p>
<p>Tabata’ nın en yaygın kullanılan şekli 20s hareket ve 10s dinlenme şeklinde arka arkaya sekiz hareket uygulanmasıdır. Toplam üç dakika 50 saniye sürüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Örnek çalışma:</p>
<p>-Yüksek diz koşu</p>
<p>-Jumping jack</p>
<p>-Burpees</p>
<p>-Plank</p>
<p>-Side plank</p>
<p>-Side plank</p>
<p>-Reverse plank</p>
<p>-Mountain climbing</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir tur bitince yaklaşık iki dakika dinlenip tekrar başlayabilirsiniz. Kondisyon durumunuza göre ikişer dakikalık aralar ile üç ya da dört tur uygulayabilirsiniz. İlk günlerde sadece bir tur uygulamanız bile yeterli olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>IV-) Yüzme:</strong></p>
<p>Eğer suyla aranız iyiyse ve yüzme imkanınız varsa yağ yakımı için en etkili yöntem diyebilirim. Yüzmenin çok sayıdaki benzer aktiviteye göre büyük iki avantajı var: <strong>“Suyun ısı iletkenliği havaya göre yaklaşık olarak 24 kat daha fazladır.”</strong> Bu nedenle suda çok daha fazla ısı kaybedersiniz. Bunun yanı sıra <strong>“kahverengi yağ hücreleri”</strong>nizin sayısı soğuk suyun neden olduğu hızlı ısı kaybının etkisi ile artar. Bu hücrelerin görevi vücudumuzu sıcak tutmaktır ve bu işi yaparken bizim azaltmayı hedeflediğimiz beyaz yağ hücrelerinden yararlanıyorlar.</p>
<p>Tesis imkanınız yoksa ya da yüzmeye gidip gelmek çok zahmetli diye düşünüyorsanız bahaneye yer vermeyen bir yol daha var: <strong>Soğuk duş!</strong> J</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>4-) Hangi egzersizi yapmalıyım?</strong></p>
<p>Sorunun yanıtı aslında çok basit: Sürekli olarak uygulayabileceğiniz egzersizlerden yana olmalısınız. Başlangıçta, sizi fazla zorlayan ve uygularken keyif almadığınız egzersizlerden uzak durmalısınız. Ara sıra değişikliğe gitmek de sıkılmanızı önlediği için çok faydalı olacaktır. <strong>Egzersizin sürdürülebilir olması sizin için ilk hedef olmalı.</strong> Nasıl ki <strong>şok diyetler</strong> uzun vadede işe yaramıyorsa aynı durum egzersizde de geçerli. Bu yolculuğu kararlı ve küçük adımlarla sürdürmelisiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>5-) Ne kadar süre ve sıklıkta egzersiz yapmalıyım?</strong></p>
<p>Sorunun cevabı kişiye göre değişiklik gösterse de herkesin yapması gereken egzersizler var: aerobik egzersiz, kuvvet egzersizleri ve esneme. Bu üçünden vazgeçmemelisiniz. Eğer ki vaktiniz varsa hepsini ayrı günlere yerleştirip uzun uzun çalışmanızı öneririm.</p>
<p>Haftada bir defa,  bir saat ya da üzerinde, orta şiddetli bir antrenman uygulamanız da sağlığınıza büyük katkı sağlayacak ve yağ yakımınızı artıracaktır. Bu uygulama hem dolaşım sisteminizi hem de –nasıl olduğu kesin bir şekilde kanıtlanamasa da- beyin sağlığınızı olumlu yönde etkilemekte. Bu süreye birden değil, düzenli egzersizler sonucunda güvenli bir süreç ile ulaşmanız gerektiğini unutmayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>6-) Evde egzersiz yapabilir miyim?</strong></p>
<p>Egzersizin yeri olmaz! Evde çalışmak size daha kolay geliyorsa ya da motivasyonunuz daha iyiyse evi tercih edebilirsiniz. Bunun için dikkat etmeniz gereken tek şey önceki başlıkta bahsettiğim üç egzersiz şeklini de kullanmanız. Bunu üç ayaklı bir masa gibi düşünebilirsiniz. Hepsini uygulayabileceğiniz çok sayıda yöntem var.</p>
<p>Egzersiz uygulamaları hakkında bilgi eksikliğiniz var ise bir eğitmenden kısa süre de olsa yardım almanız çok işinize yarayacaktır. Yüksek maliyeti olmayan ve çok yer kaplamayan ekipmanlar da kullanarak hem hareket çeşitliliğini artırabilir hem de daha etkili sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu malzemelere örnek olarak, egzersiz bantları, sağlık topu, bosu ball, gliding disc verilebilir. Araştırdıkça göreceksiniz ki ekipman konusunda çeşit sıkıntınız olmayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>7-) Egzersiz için en uygun saatler hangileridir?</strong></p>
<p><strong>         </strong>Her saatte egzersiz yapabilirsiniz. Sadece uyku vaktine yakın zamanlarda yüksek şiddetli egersizlerden kaçınmanız uyku kalitenizin düşmemesi için önemli. Bunun dışında bilimsel olmayan çok sayıda efsaneye kulak tıkamalısınız. Kendinizi en iyi hissettiğiniz saatleri seçmeniz performansınızı artırır. <strong>Sonuçta yine kişisel farklılıklara gelmiş oluyoruz. Herkese tek reçete sunan kaynakları ciddiye almayın.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>😎 Egzersizden önce ve sonra nasıl beslenmeliyim?</strong></p>
<p>Yediklerinizin sindirilip kanınıza geçmesi yaklaşık iki saat sürer. Çoğunluğunun kana karışması çok daha uzun sürer. Bu nedenle kısa süreli bir egzersize başlamadan hemen önce ve bittiği gibi tıka basa yemek yemeye çalışmanın anlamı yok. Bir de egzersize başlarken aldığınız besinler midenizi meşgul ettiği için performanısınızı da olumsuz etkiler. Kas yıkımından kaçınmak için amino asit depolarınızı dolu tutmanız gerekmektedir. Bunun dışındaki her şey varsayımdan ibaret. <strong>Kontrollü bir açlık hem yağ yakımınızı hem de performansınızı etkiler. Başlangıçta da belirttiğim gibi bunu nasıl başaracağınızla ilgili soruların yanıtları kendisini geliştirmeyi başarmış bir diyetisyendedir.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>9-) Egzersiz yaparken ne kadar sıvı tüketmeliyim?</strong></p>
<p>Sıvı alımı ile ilgili tartışmalar çok fazla. <strong>Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta susuzluk hissi. Bu sizi yanıltabilir.</strong> Bu nedenle en kolay yolu öneriyorum. Egzersizin başında ve sonunda tartılıp iki sonuç arasındaki farkı 1.5 ile çarpın. Elde ettiğiniz değer kadar su tüketin. Kısa süreli egzersizler için en temiz yol olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Bir diğer önemli nokta da uzun süreli antrenmanlarda-maraton vb- fazla sıvı almamaya dikkat etmek. <strong>Fazla su tüketmek susuz kalmaktan çok daha tehlikeli bir durum.</strong> Bu nedenle, yeterli egzersiz deneyimi elde ettikten sonra her zaman tükettiğiniz ortalama değerlerin çok üzerine çıkmamaya gayret etmelisiniz. Burada bahsettiğim düzeyde bir antrenman şiddetine yazının hedef kitlesi henüz hazır olmadığından bu bölümün ilk paragrafı yeterli olacaktır diye düşünmekteyim. Bunu da ilerisi için ek bilgi olarak sunmak istedim. <strong>Kararlı olursanız o günler de gelecek!</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>10-) Ne kadar dinlenmeliyim?</strong></p>
<p>Dinlenme konusu çok önemlidir. İyi bir çalışma planlayabilmeniz için bu planın içinde dinlenmelere de çok önem vermelisiniz. Yapılan en genel yanlış sadece yüklenmeleri düşünüp hesaplayarak bir plan çıkarmak.</p>
<p>Sürekli yüksek şiddetlerde çalışma yapıp dinlenmeyi önemsemezseniz vücudunuz eksikleri tamamlayamamaktadır. Bu durumun sonunda da aşırı yorgunluk, kas gelişiminde gerileme, uykusuzluk ve hatta depresyona kadar ilerleyebilecek sağlık sorunları yaşayabilirsiniz. Bu duruma <strong>“sürantrene” </strong>denir. Daha önce de belirttiğim gibi sağlığınız her şeyden önce gelir ve bu nedenle çok yorgun hissettiğinizde dinlenmeyi bilmelisiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>11-) Egzersiz planım nasıl olmalıdır?</strong></p>
<p>Öncelikle ne yapmak istediğinize karar vermelisiniz. Örneğin koşu günü için basit bir program düşünelim.</p>
<p>Basit bir egzersiz planı şu şekildedir:</p>
<p>Isınma + Ana evre + Soğuma</p>
<p>Yine basit şekilde bakarsak koşu programı:</p>
<p>Isınma + Koşu + Soğuma şeklinde düşünülebilir.</p>
<p>Başlamadan önce dinamik esneme yapabilirsiniz. (Egzersiz öncesinde uzun süreli statik esneme performansınızı düşürür.) Ardından hafif bir jog ile ısınıp ana evreye geçebilirsiniz. Koşunun sonunda yine jog yapıp ardından esnemeler -burada statik esneme kullanabilirsiniz- ile sonlandırabilirsiniz.</p>
<p><strong>Şuraya varıyoruz:</strong></p>
<p><strong>Dinamik esneme + Branşa özgü ısınma + Hedeflenen Egzersiz + Branşa özgü soğuma + Statik esneme</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sporcularda psikolojik faktörler, branşın gerektirdiği ince ayarlar ya da başarı elde etmek gibi amaçlar nedeniyle çok farklı teknikler deneyenler mevcut. Ancak sağlıklı bir egzersiz planı için yukarıdaki yöntem yeterlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Notlar: </em></strong></p>
<p><em>-Egzersiz sırasında bir acı hissederseniz egzersizi orada sonlandırın.</em></p>
<p><em>-Acınız geçmiyorsa bir <strong>doktor</strong>a danışın.</em></p>
<p><em>-Doktorunuz gerekli görürse fizyoterapi sürecini tamamlamadan egzersizlere dönmeyin. Bu tip durumlarda bir <strong>fizyoterapist</strong>in yardımı çok önemlidir.</em></p>
<p><em>-Egzersiz için bir <strong>antrenör</strong> ve diyet için bir <strong>diyetisyenden</strong> kısa süreli dahi olsa destek almanız çok yararlı olacak ve sağlıklığınızı korumanıza katkı sağlayacaktır.</em></p>
<p><em>Hareketli günler dilerim!</em> J</p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Yüzme ve Fitness Antrenörü</em></strong></p>
<p><strong><em>Onur Sezer Bakar</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/03/20/kilo-verme-surecinde-egzersiz-rehberi/">Kilo Verme Sürecinde Egzersiz Rehberi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açlığınızın Sebebini Bulun</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2019/02/19/aclik-sebebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Feb 2019 08:19:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2 haftada 12 kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[aç hissetmek]]></category>
		<category><![CDATA[aç olmak]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[ara öğün]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[detox]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[doymamak]]></category>
		<category><![CDATA[etiler diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[isveç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kısa sürede zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[neden acıkırız]]></category>
		<category><![CDATA[su orucu]]></category>
		<category><![CDATA[Tek öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=468</guid>

					<description><![CDATA[<p>SÜREKLİ AÇ OLMAMIZIN 14 NEDENİ Açlık, vücudunuzun daha fazla yiyeceğe ihtiyacı olduğunu gösteren doğal bir işarettir. Acıktığınızda mideniz boşalır ve guruldar, başınız ağrır, kötü hissedersiniz ve konsantre olmakta zorluklar yaşarsınız. Çoğumuzun yaşadığı bu sık açlıklar belki de kilo almamızın ve kilo kontrolümüzü sağlayamamamızın en büyük nedeni. Bence kilo kontrolünü sağlamak için ilk yapacağınız iş size&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/02/19/aclik-sebebi/">Açlığınızın Sebebini Bulun</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>SÜREKLİ AÇ OLMAMIZIN 14 NEDENİ</strong></h3>
<p><strong>Açlık</strong>, vücudunuzun daha fazla yiyeceğe ihtiyacı olduğunu gösteren doğal bir işarettir. Acıktığınızda mideniz boşalır ve guruldar, başınız ağrır, kötü hissedersiniz ve konsantre olmakta zorluklar yaşarsınız.</p>
<p>Çoğumuzun yaşadığı bu sık açlıklar belki de kilo almamızın ve kilo kontrolümüzü sağlayamamamızın en büyük nedeni. Bence kilo kontrolünü sağlamak için ilk yapacağınız iş size açlık yaşatan potansiyel sebepleri gözden geçirip bunları düzeltmek olmalı.</p>
<p>O zaman işler sizin ve vücudunuz için çok daha kolaylaşacaktır.</p>
<p><strong>İşte aşırı aç olmamızın 14 nedeni.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-473" src="https://alicandemiroglu.com/wp-content/uploads/2019/02/whatsapp-image-2019-02-19-at-10.44.26.jpeg" alt="açlık sebebi" width="320" height="300" /></p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>1- YETERLİ PROTEİN TÜKETMİYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Yeterli protein tüketmek iştahın kontrolünde oldukça önemlidir.</p>
<p>Proteinler otomatik olarak gün boyu daha az kalori almamızı sağlayan açlık azaltıcı özelliklere sahiptir. Bunu tokluğu sağlayan hormonların üretimini artırarak ve açlık hormonlarını azaltarak yapar (1,2, 3, 4).</p>
<p>Bu etkileri göz önüne alındığında yeteri kadar protein tüketmemeniz sık sık aç hissetmenize sebep olabilir.</p>
<p>Bir çalışmada, 12 hafta boyunca kalorilerinin % 25&#8217;ini protein olarak tüketen 14 fazla kilolu erkeğin, daha az protein tüketen bir gruba kıyasla, gece atıştırma isteklerinde % 50&#8217;lik bir azalma yaşadığı görüldü (5).</p>
<p>Ek olarak, daha yüksek protein alımına sahip olanların gün boyunca daha fazla tokluk hissine ve yemek yeme konusunda daha az takıntılı düşüncelere sahip olduğu bildirmiştir (5).</p>
<p>Pek çok besin protein bakımından oldukça zengin olduğundan yeterince protein almanız o kadar da zor değildir. Protein bakımından zengin bir öğün tüketmeniz aşırı açlığı önlemenize yardımcı olur.</p>
<p>Kırmızı et, beyaz et, balık, yumurta ve peynir gibi hayvansal besinler yüksek miktarda protein içerir.</p>
<p>Ayrıca süt, yoğurt, kefir gibi süt ürünlerinde; kurubaklagiller, kuruyemişler, tohumlar ve tahıllar gibi bitkisel besinlerde de protein içerir</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Proteinler açlık hormonlarını düzenleyerek iştah kontrolünde önemli bir rol oynar. Bu sebepten dolayı yeterli protein almazsanız sık sık aç hissedebilirsiniz.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>2- YETERİ KADAR UYUMUYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Yeteri kadar uyumak sağlığınız açısından oldukça önemlidir.</p>
<p>Uyku, beyninizin ve bağışıklık sisteminizin sağlıklı bir şekilde çalışması için gereklidir. Ayrıca uyku kalp hastalıkları ve kanser dahil olmak üzere birçok kronik hastalıkla az da olsa ilişkilidir (6).</p>
<p>Ayrıca, yeterince uyumak, iştahı artıran hormon olan ghrelinin düzenlenmesine yardımcı olduğundan iştahı kontrol etmede bir faktördür. Az uyumak, ghrelinin yükselmesine sebep olur, bu da uykusuz kaldığınızda aç hissetmenizin nedenidir (7, 8).</p>
<p>Bir çalışmada, yalnızca bir gece uykusuz kalmış 15 kişinin, sekiz saat boyunca uyuyan bir gruba kıyasla, önemli ölçüde daha aç olduğu ve % 14 oranında daha büyük porsiyon boyutlarını seçtiği görülmüş (9).</p>
<p>Yeterli uyku, tokluk hissini sağlayan bir hormon olan leptinin yeterli düzeyde salgılanmasına da yardımcı olur (7, 8).</p>
<p>Açlık seviyenizi kontrol altında tutmak için genellikle her gece en az sekiz saat kesintisiz uyumanız gerekmektedir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Uykusuzluk, açlık hormon seviyelerinizde dalgalanmalara ve dolayısıyla daha sık aç hissetmenize neden olur.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>3- FAZLA RAFİNE KARBONHİDRAT TÜKETİYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Rafine karbonhidratlar bazı işlemlerle lifinden, vitaminlerinden ve minerallerinden ayrıştırılmış karbonhidratlardır.</p>
<p>En iyi bilinen rafine karbonhidrat kaynaklarından biri, ekmek, pasta, poğaça ve makarna gibi birçok tahıl bazlı gıdada bulunan beyaz undur. İşlenmiş şekerlerle yapılan soda, şeker ve unlu mamuller gibi gıdaların da rafine edilmiş karbonhidrat olduğu kabul edilir.</p>
<p>Rafine karbonhidratlarda lif bulunmadığı için vücudunuz bunları çok çabuk sindirir. Lif tokluk sağlayan bir gıda bileşenidir ve rafine karbonhidratlar lif bulundurmadığı için tokluk sağlamada yetersiz kalır, bu da sık sık acıkmanızın bir sebebi olabilir (10).</p>
<p>Üstelik rafine karbonhidrat tüketmek kan şekerinizin çok hızlı yükselmesine neden olur. Bu da şekerin hücreler içine taşınmasında görevli olan insülin hormonunun fazla salgılanmasına neden olur (10, 11).</p>
<p>Yüksek kan şekerine karşı birden çok fazla insülin salındığında şeker hızlı bir şekilde kandan uzaklaşarak hücrelere girer, bu da kan şekerinizde ani düşmelere neden olur (10, 11).</p>
<p>Düşük kan şekeri seviyeleri vücudunuza daha fazla yiyeceğe ihtiyacı olduğu sinyallerini verir. Bu da rafine karbonhidratların diyetinizin düzenli bir parçası olması durumunda sık sık aç hissetmenizin bir başka nedenidir (10).</p>
<p>Rafine karbonhidratlar yerine daha sağlıklı olan sebzeler, meyveler, baklagiller ve tam tahılları tercih etmelisiniz. Bu besinler de karbonhidrat bakımından zengindir ancak açlığı kontrol altında tutmada yardımcı olan lif bakımından zengindir (12).</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Rafine karbonhidratlar liften yoksundur ve kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olur. Bu da çok fazla rafine karbonhidrat tüketmeniz durumunda neden daha çok acıktığınızın nedenidir.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>4- DİYETİNİZ YAĞDAN FAKİR OLABİLİR</strong></span></p>
<p>Yağlar tok tutmakta önemli rol oynar.</p>
<p>Bu, yağların yavaş gastrointestinal geçiş süresinden kaynaklanır. Dolayısıyla, yağları sindirmenizin uzun sürmesi ve midenizde uzun süre kalması anlamına gelir. Ayrıca yağdan zengin beslenmek tokluğu sağlayıcı çeşitli hormonların salınmasına yol açar (13, 14, 15).</p>
<p>Bu nedenlerden dolayı eğer diyetiniz yağdan fakirse sık sık acıkmanız mümkündür.</p>
<p>270 obez yetişkin içeren bir çalışmada az yağlı diyetle beslenen grubun, az karbonhidrat içeren gruba kıyasla şekerli yiyecekleri daha fazla tercih ettiği görülmüş (16).</p>
<p>Üstelik az yağlı diyetle beslenen grup, az karbonhidratlı beslenen gruba göre daha fazla açlık hissetmiş (16).</p>
<p>Yağ alımınızı artırmak için diyetinize dahil edebileceğiniz birçok sağlıklı, yüksek yağlı gıda vardır. Orta zincirli trigliseritler (MCT&#8217;ler) ve omega-3 yağ asitleri gibi bazı yağ türleri, iştah azaltıcı etki bakımından en çok incelenen yağ türleridir (17, 18, 19, 20).</p>
<p>MCT&#8217;nin en zengin kaynağı hindistancevizi yağıdır. Omega-3 yağ asitleri ise somon, ton balığı ve uskumru gibi yağlı balıklarda bulunur. Omega-3 yağ asitlerini ayrıca ceviz ve keten tohumu gibi bitki bazlı yiyeceklerden de alabilirsiniz.</p>
<p>Diğer bazı sağlıklı, yüksek yağlı yiyecek kaynakları arasında avokado, zeytinyağı, yumurta ve tam yağlı yoğurt bulunur.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Diyetiniz yeteri kadar yağ içermiyorsa, sık sık aç hissedebilirsiniz. Bunun nedeni, yağın sindirimi yavaşlatmada ve tokluğu arttırıcı hormonların üretimini arttırmada rol oynamasıdır.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>5- YETERİ KADAR SU İÇMİYOR OLABİLİRSİNİZ </strong></span></p>
<p>Su içmek kilo kontrolünde önemli bir rol oynar</p>
<p>Yeterince su içmek, beyin ve kalp sağlığını geliştirmek ve egzersiz performansını artırmak gibi pek çok sağlık yararına sahiptir. Ayrıca su, cildinizin ve sindirim sisteminizin daha sağlıklı olmasını sağlar (21).</p>
<p>Su ayrıca tok tutucu özelliğe sahiptir, yemeklerden önce tüketildiğinde iştahı azaltma potansiyeline sahiptir (22, 23).</p>
<p>Bir çalışmada, yemekten önce iki bardak su içen 14 kişinin, hiç su içmeyenlere göre yaklaşık 600 kalori daha az enerji aldığı görülmüş (24).</p>
<p>Suyun tokluk sağlayıcı rolü göz önüne alındığında, eğer yeterince su içmiyorsanız sık sık acıktığınızı fark edebilirsiniz.</p>
<p>Susuzluk hissi açlık hissi ile karıştırılabilir. Sıklıkla acıkıyorsanız, gerçekten acıkmış mı yoksa yalnızca susamış mı olduğunuzu anlamak için bir veya iki bardak su içmeniz yararlı olabilir (23).</p>
<p>Hidrasyonunuzun tam olarak sağlandığından emin olmak için susadığınız zaman yalnızca su için. Meyve ve sebzeler de dahil olmak üzere, su açısından zengin yiyecekleri tüketmek, hidrasyon gereksiniminize de katkı sağlayacaktır (25).</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Sıklıkla aç olmanızın sebebi yeteri kadar su içmemeniz olabilir. Ayrıca açlık hissi ile susuzluk hissi karıştırılabilir. Aç olmanızın nedeni aslında susuz olmanız olabilir.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>6- DİYETİNİZ LİFTEN FAKİR OLABİLİR</strong></span></p>
<p>Diyetinizin lif içeriği düşükse, kendinizi sık sık aç hissedebilirsiniz.</p>
<p>Lif açısından zengin beslenmek, açlığı kontrol altında tutmada faydalıdır. Yüksek lifli besinler mideyi daha geç terk eder ve düşük lifli besinlere kıyasla sindirimi daha uzun sürer (12, 26).</p>
<p>Ayrıca yüksek lif alımı, iştah azaltan hormonların salınmasını ve tokluğu arttırıcı etkilere sahip olduğu bilinen kısa zincirli yağ asitlerinin üretimini etkiler (12).</p>
<p>Ancak dikkat edilmesi gereken nokta farklı tiplerde liflerin bulunduğudur ve bazıları sizi tok tutmakta diğerlerinden daha iyidir. Birkaç araştırmada suda çözünebilen liflerin suda çözünmeyen liflere kıyasla daha fazla tok tutucu özellikte olduğu görülmüştür (27, 28, 29).</p>
<p>Yulaf lapası, keten tohumu, tatlı patates, portakal ve Brüksel lahanası çok iyi çözünür lif kaynaklarıdır.</p>
<p>Yüksek lifli bir diyet yalnızca tok kalmaya yardımcı olmaz. Aynı zamanda kalp hastalıkları, diyabet, obezite gibi hastalık risklerini de azaltır (30).</p>
<p>Yeterince lif tüketebilmek için meyve, sebze, kuruyemiş, baklagiller ve tam tahıllı besinler bakımından zengin bir diyet tercih edilmelidir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Yeterli lif tüketmiyorsanız sıklıkla acıkmanız normaldir. Bunun nedeni, lifin iştahınızı azaltmada ve sizi tok tutmada rol oynamasıdır.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>7- DİKKATİNİZ DAĞINIKKEN YİYOR OLABİLİRSİNİZ </strong></span></p>
<p>Yoğun bir yaşam tarzınız varsa sık sık dikkatiniz dağınıkken yemek yiyebiliyorsunuz.</p>
<p>Başka bir işle meşgulken yemek yemek her ne kadar zamandan tasarruf etmenize yardımcı olsa da, sağlığınız için iyi bir durum değildir. Bu durum iştahınızın daha açık olmasına, daha çok kalori almanıza ve kilo artışına neden olur (31).</p>
<p>Bunun birincil nedeni, başka bir işle meşgulken yemek yemeniz durumunda ne kadar yediğinizin bilincinde olmayışınızdır. Dikkatiniz dağınıkken yemek yediğiniz zamanlarda, dikkatiniz dağınık değilken yemek yediğiniz zamanlara kıyasla vücudunuz tokluk sinyallerini daha verimsiz şekilde değerlendirir (31).</p>
<p>Dikkati dağınık şekilde yemek yiyenlerin, dikkati dağınık olmayan kişilere kıyasla daha aç olduğu çeşitli çalışmalarla desteklenmektedir (31).</p>
<p>Bir çalışmada 88 kadının dikkati dağınıkken veya sessizce oturarak yemek yemesi istenmiştir. Dikkati dağınık halde yemek yiyenlerin daha geç tokluk hissettiği ve gün içindeki yeme isteklerinin daha çok olduğu bildirilmiştir (32).</p>
<p>Başka bir çalışmada bilgisayar oyunu oynarken yemek yiyenlerin, bilgisayar oyunu oynamadan yalnızca yemeğine odaklanarak yemek yiyen grupla kıyaslandığında tokluk hislerinin daha az olduğu görülmüş. Ayrıca bilgisayar oyunu sebebiyle dikkati dağılmış olan grup, günün ilerleyen zamanlarında %48 daha fazla yiyecek tüketmiş (33).</p>
<p>Yemek yeme esnasında dikkatinizi dağıtıcı unsurları ortadan kaldırmanız tokluğunuzu arttırmada yardımcı olabilir. Böylelikle yemeğinizin tadına daha çok varırsınız ve vücudunuza tokluk sinyallerini daha rahat algılaması için bir olanak sunmuş olursunuz.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Dikkatiniz dağınık halde yemek yemeniz daha çok aç olmanızın bir sebebi olabilir, çünkü tokluk sinyallerini fark etmenizi zorlaştırır.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>8- ÇOK FAZLA EGZERSİZ YAPIYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Sık egzersiz yapmanız çok fazla kalori yakmanıza sebep oluyor olabilir.</p>
<p>Bu, özellikle yüksek yoğunluklu bir çalışmaya düzenli olarak katılıyorsanız veya maraton antrenmanı gibi uzun süreler boyunca fiziksel aktiviteler yapıyorsanız geçerlidir.</p>
<p>Araştırmalar yoğun ve düzenli egzersiz yapanların daha hızlı bir metabolizmaya sahip olduğunu, yani dinlenme anında, orta düzeyde egzersiz yapanlara veya sedanter yaşam tarzına sahip olanlara kıyasla daha fazla kalori yaktığını göstermektedir (34, 35, 36).</p>
<p>Bir çalışmada 45 dakika yüksek yoğunluklu egzersiz yapan 10 erkeğin metabolik hızlarının, egzersiz yapmadıkları günlere kıyasla %37 arttığı görülmüş (37).</p>
<p>Başka bir çalışmada da 16 gün boyunca yüksek yoğunlukta egzersiz yapan kadınların, egzersiz yapmayan bir gruba kıyasla günde %33 daha fazla kalori yaktığı ve orta yoğunlukta egzersiz yapan başka bir gruba kıyasla da %15 daha fazla kalori yaktığı görülmüş. Kadın çalışmalarının sonuçları erkek çalışmalarının sonuçları ile benzer özellikte (38).</p>
<p>Her ne kadar birçok çalışma egzersizin iştahı bastırmak için yararlı olduğunu göstermiş olsa da, yüksek yoğunluklu ve uzun süreli egzersiz yapanların, egzersiz yapmayanlara göre daha fazla iştahlı olduğu yönünde kanıtlar vardır (39, 40, 41, 42).</p>
<p>Normal yediğiniz miktardan, egzersizine yakıt olması için biraz daha fazla yiyerek egzersizden kaynaklı aşırı açlığınızı önleyebilirsiniz. Lifli, yüksek proteinli ve sağlıklı yağ oranı yüksek gıdalar tokluk sağlamada oldukça yararlı olacaktır.</p>
<p>Bunun yanında egzersiz sürenizi veya egzersiz yoğunluğunuzu azaltmanız başka bir çözüm yolu olabilir.</p>
<p>Ancak bu önerilerin sık ve yüksek yoğunlukta egzersiz yapanlar için olduğuna dikkat etmeniz gerekmektedir. Orta yoğunlukta egzersiz yapıyorsanız genellikle bu önerileri uygulamanız gerekmez.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Düzenli olarak yüksek yoğunluklu veya uzun süre egzersiz yapan bireyler daha iştahlı olur ve daha hızlı bir metabolizmaya sahiptir. Bu sebeple de sık sık acıkabilirler.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>9- ÇOK FAZLA ALKOL TÜKETİYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Alkol iyi bilinen bir iştah açıcıdır (43).</p>
<p>Araştırmalar, alkolün, özellikle yemeklerden önce veya yemeklerle birlikte tüketildiğinde, leptin gibi iştahı azaltan hormonları inhibe edebileceğini göstermiştir. Bu nedenle, çok fazla alkol aldığınızda sık sık aç hissedebilirsiniz (43, 44, 45).</p>
<p>Bir çalışmada, öğlen yemeğinden önce 1,5 ons (40 ml) alkol alan 12 erkeğin, aynı öğünde sadece 0,3 ons (10 ml) alkol alan bir gruba göre 300 kalori daha fazla enerji tükettiği görülmüş (46).</p>
<p>Ayrıca daha fazla alkol alanların, daha az alkol alan gruba kıyasla gün boyunca %10 daha fazla kalori aldığı görülmüş. Buna ek olarak daha fazla alkol alanların yüksek yağlı ve tuzlu besinleri tercih etme eğilimleri de artmış (46).</p>
<p>Başka bir çalışmada da bir öğünde 1 ons (30 ml) alkollü içki içmiş olan 26 kişinin, alkol almayan gruba kıyasla enerji alımlarında %30 oranında bir artış olduğu görülmüş (47).</p>
<p>Acıkmanıza sebep olan tek şey alkolün acıkmayı arttırıcı kapasitesi değildir. Alkol aynı zamanda beyni etkileyerek doğru karar verme yetinizi de bozar ve ne kadar aç olduğunuza bakmaksızın daha fazla yemek yemenize sebep olabilir (44).</p>
<p>Alkolün açlığa neden olan bu etkileri göz önüne alındığında ya orta derecede tüketilmeli ya da tüketimi tamamen kesilmelidir (48).</p>
<p><strong>ÖZET:</strong> Çok fazla alkol tüketmek, açlığı arttıran hormonların üretimini azaltmadaki rolünden dolayı sık sık aç hissetmenize neden olabilir.</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>10- YİYECEKLERİNİZİ GENELLİKLE SIVI TÜKETİYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Sıvı ve katı yiyecekler iştahınızı farklı şekillerde etkiler.</p>
<p>Smoothieler, öğün yerine geçen toz karışımlar ve çorbalar gibi sıvı gıdaları çok fazla tüketiyorsanız katı yiyecekler yediğiniz zamanlardan daha sık açlık hissedebilirsiniz.</p>
<p>Bunun en önemli sebebi sıvı gıdaların katı gıdalara göre midenizden daha hızlı geçiş yapmasıdır (49, 50, 51).</p>
<p>Ayrıca bazı araştırmalar, sıvı gıdaların katı gıdalara kıyasla açlığı artıcı hormonların baskılanması üzerinde büyük bir etkisi olmadığını göstermektedir (49, 52).</p>
<p>Sıvı yiyecekleri tüketmek, katı yiyecekleri tüketmekten daha az vakit alır. Bu durumda beyninizin tokluk sinyallerini alıp işlemesi için yeteri kadar vakti olamayacağı için tok olduğunuzu anlamanız güçleşir ve bu da daha fazla yemenize sebep olabilir (53).</p>
<p>Bir çalışmada, sıvı atıştırmalık tüketen kişilerin katı atıştırmalık tüketenlere göre daha az tok hissettikleri ve daha çabuk acıktıkları gösterilmiş. Ayrıca sıvı atıştırmalık tüketen grubun katı atıştırmalık tüketen gruba kıyasla gün içinde 400 kalori daha fazla enerji aldığı da görülmüş (52).</p>
<p>Diyetinizi katı yiyecekler yönünden zenginleştirmeniz sık sık aç hissetmenizi engelleyebilecek bir yol olabilir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Sıvı yiyecekler tokluk hissini oluşturma açısından katı yiyecekler kadar başarılı değildir. Sıvı besinler diyetinizin önemli bir parçasıysa sık sık aç hissedebilirsiniz.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>11- FAZLA STRESLİ OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Aşırı stresin iştahı arttırdığı bilinen bir gerçektir.</p>
<p>Bu çoğunlukla, açlığı ve yemek yeme isteğini arttırması ile bilinen kortizol hormonunun stresli zamanlarda vücuttaki miktarının artması ile açıklanabilir. Bu nedenle stresli olduğunuz zamanlarda daha sık acıktığınızı fark edebilirsiniz (54, 55, 56, 57).</p>
<p>Bir çalışmada strese maruz kalan 59 kadının, strese maruz kalmayan kadınlara kıyasla gün boyunca daha fazla kalori tükettiği ve tatlı yiyecekleri daha çok tercih ettiği görülmüştür (57).</p>
<p>Başka bir çalışmada 350 genç kızın beslenme alışkanlıkları karşılaştırılmış. Bu çalışmada da stres seviyesi yüksek olan kızların, stres seviyesi düşük olan kızlara kıyasla daha fazla yediği, ayrıca stres seviyesi yüksek kızların özellikle cips ve çerez gibi sağlıksız atıştırmalıklara daha fazla yöneldiği de gösterilmiştir (58).</p>
<p>Stresli zamanlarınızda hemen yemek yemeye sığınmayın. Bunun yerine stresini azaltmak için derin nefes alma tekniklerini ve egzersiz yapmayı tercih etmeniz sizin için daha yararlı olacaktır (59, 60).</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Aşırı stres, vücuttaki kortizol seviyesini arttırması sebebiyle sık sık acıkmanızın sebebi olabilir.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>12- İLAÇLARINIZ İŞTAHINIZI ARTTIRIYOR OLABİLİR</strong></span></p>
<p>Bazı ilaçlar iştahınızı arttırmak gibi yan etkiler gösterebilir.</p>
<p>İştahı açtığı bilinen ilaçlar arasında klozapin ve olanzapin gibi antipsikotiklerin yanı sıra antidepresanlar, duygudurum dengeleyiciler, kortikosteroitler ve antinöbet ilaçları ilaçları bulunmaktadır (61, 62, 63, 64).</p>
<p>Ek olarak insülin, insülin salgılatıcıları ve tiazolidindionlar gibi bazı diyabet ilaçlarının açlığı ve iştahı arttırdığı da bilinmektedir (65).</p>
<p>Ayrıca doğum kontrol haplarının da iştahı arttırdığı söylenmekte ancak bu bilgi henüz güçlü bilimsel çalışmalarla desteklenmemektedir.</p>
<p>Kullandığınız ilaçların sık sık acıkmanıza sebep olduğunu düşünüyorsanız başka tedavi seçenekleri bulma konusunda doktorunuzla konuşmanız faydalı olabilir. Kullandığınız ilaçlar yerine sizi acıktırmayan alternatif ilaçlara yönelebilirsiniz.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Bazı ilaçlar iştah arttırıcı yan etkilere sahip olabilir. Sıklıkla acıkmanızın bir sebebi de kullandığınız ilaçlar olabilir.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>13- HIZLI YİYOR OLABİLİRSİNİZ</strong></span></p>
<p>Yemek yeme hızınızın iştahınız üzerinde rolü bulunmaktadır.</p>
<p>Çeşitli araştırmalar hızlı yiyenlerin yavaş yiyenlere kıyasla iştahlarının daha açık olduğunu ve öğünlerde daha fazla yemek yediklerini göstermektedir. Ayrıca hızlı yiyen kişilerin fazla kilolu ve obez olma ihtimalleri de daha yüksektir (66, 67, 68, 69).</p>
<p>30 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, hızlı yiyen kadınlar yavaş yiyen kadınlara kıyasla %10 daha fazla kalori tüketmiş ve önemli ölçüde daha az tok hissetmişlerdir (70).</p>
<p>Başka bir çalışmada da diyabet hastalarında yemek yeme hızının etkileri karşılaştırılmış. Yemeğini yavaş yiyenler daha çabuk tok hissetmiş ve yemekten 30 dakika sonra hızlı yiyenlere kıyasla daha az aç hissettiklerini bildirmişler (71).</p>
<p>Çok hızlı yemek yediğinizde daha az çiğnersiniz. Çiğneme az da olsa tokluk hissi üzerinde etkilidir. Bu yüzden çok hızlı yemek yeme tokluk üzerinde azaltıcı etkiye sahiptir (72, 73, 74).</p>
<p>Ek olarak yavaş yemek ve besini iyice çiğnemek, beyninize, açlık karşıtı hormonları ve tokluk sinyallerini değerlendirebilmesi için daha uzun bir süre kazandırır (72, 75).</p>
<p>Daha yavaş yemek sık sık acıkmanızı engellemek için iyi bir yoldur. Yemek yeme sürenizi uzatmak için yemeklerden önce birkaç derin nefes alabilir, her lokmadan sonra çatlınızı veya kaşığınızı masaya bırakarak lokmanızı daha uzun sürede çiğnemeye çalışabilirsiniz.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Hızlı yemek, vücudunuza tokluğu algılaması için yeterli süreyi tanımaz. Bu da tokluk hissiniz oluşana kadar daha fazla miktarda yemek yemenize sebep olur.</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>14- BAZI HASTALIKLAR</strong></span></p>
<p>Çok sık acıkmak bazı hastalıkların belirtisi olabilir.</p>
<p>Sık sık acıkmak klasik bir diyabet belirtisidir. Yüksek kan şekeri, aşırı susuzluk, kilo kaybı ve yorgunluk diyabetin diğer semptomları arasında sayılabilir (76).</p>
<p>Aşırı aktif tiroit bezi ile karakterize bir rahatsızlık olan hipertiroidi de sık acıkmayla ilişkilendirilir. Bunun nedeni iştahı arttırdığı bilinen tiroit hormonlarının hipertiroidide aşırı üretilmesidir (77, 78).</p>
<p>Ek olarak depresyon, anksiyete, regl öncesi sendromu da aşırı açlığın bazı klinik sebeplerindendir (56, 80).</p>
<p>Bu rahatsızlıklardan birini veya birkaçını taşıdığınızı düşünüyorsanız doğru tanı ve tedavi için doktorunuza danışmanız en sağlıklısı olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong> Bazen aşırı açlık göz ardı edilmemesi gereken bazı rahatsızlıkların belirtisi olabilir</p></blockquote>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>ÖNEMLİ NOKTALAR </strong></span></p>
<p>Aşırı açlık vücudunuzun daha fazla yiyeceğe ihtiyaç duyduğunun bir işaretidir.</p>
<p>Genellikle yetersiz beslenme ve belirli yaşam tarzı alışkanlıkları dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilecek dengesiz iştah hormonlarının bir sonucudur.</p>
<p>Yukarıda sıraladığımız durumları düzeltip gereksiz açlık hissinden kurtulabilirsiniz.</p>
<p>Bu sebeplerin haricinde sık sık acıkmanızın nedeni gerçekten de az yemeniz olabilir. Bu durumda yiyecek alımınızı arttırmanız tek çözüm yoludur.</p>
<p>Dyt Alican Demiroğlu &amp; Stj Dyt Betül Kadıoğlu</p>
<h6>KAYNAKÇA:</h6>
<h6>1- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18469287">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18469287</a></h6>
<h6>2- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25926512">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25926512</a></h6>
<h6>3- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4258944/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4258944/</a></h6>
<h6>4- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15466943">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15466943</a></h6>
<h6>5- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20847729">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20847729</a></h6>
<h6>6- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3353049/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3353049/</a></h6>
<h6>7- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3763921/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3763921/</a></h6>
<h6>8- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2084401/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2084401/</a></h6>
<h6>9- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23428257">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23428257</a></h6>
<h6>10- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3257742/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3257742/</a></h6>
<h6>11- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3888273/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3888273/</a></h6>
<h6>12- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3257631/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3257631/</a></h6>
<h6>13- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53550/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK53550/</a></h6>
<h6>14- <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224414002386">https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224414002386</a></h6>
<h6>15- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18469287">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18469287</a></h6>
<h6>16- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3139783/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3139783/</a></h6>
<h6>17- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3257626/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3257626/</a></h6>
<h6>18- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8696422">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8696422</a></h6>
<h6>19- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11880549">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11880549</a></h6>
<h6>20- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18602429">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18602429</a></h6>
<h6>21- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2908954/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2908954/</a></h6>
<h6>22- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23803882">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23803882</a></h6>
<h6>23- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2849909/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2849909/</a></h6>
<h6>24- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25893719">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25893719</a></h6>
<h6>25- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20356431">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20356431</a></h6>
<h6>26- <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224414002386">https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224414002386</a></h6>
<h6>27- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21676152">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21676152</a></h6>
<h6>28- <a href="https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0067482">https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0067482</a></h6>
<h6>29- <a href="https://academic.oup.com/nutritionreviews/article-abstract/74/2/131/1924832/Dietary-fiber-and-satiety-the-effects-of-oats-on?redirectedFrom=fulltext">https://academic.oup.com/nutritionreviews/article-abstract/74/2/131/1924832/Dietary-fiber-and-satiety-the-effects-of-oats-on?redirectedFrom=fulltext</a></h6>
<h6>30- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19335713">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19335713</a></h6>
<h6>31- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3607652/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3607652/</a></h6>
<h6>32- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17010237">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17010237</a></h6>
<h6>33- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21147857">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21147857</a></h6>
<h6>34- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3424457/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3424457/</a></h6>
<h6>35- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1402378/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1402378/</a></h6>
<h6>36- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/2204100">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/2204100</a></h6>
<h6>37- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21311363">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21311363</a></h6>
<h6>38- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18377694/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18377694/</a></h6>
<h6>39- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25614205">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25614205</a></h6>
<h6>40- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21346335">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21346335</a></h6>
<h6>41- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15531670">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15531670</a></h6>
<h6>42- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20717015">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20717015</a></h6>
<h6>43- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20096714">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20096714</a></h6>
<h6>44- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26627094">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26627094</a></h6>
<h6>45- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14557794">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14557794</a></h6>
<h6>46- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15059684">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15059684</a></h6>
<h6>47- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11714490">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11714490</a></h6>
<h6>48- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3276704/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3276704/</a></h6>
<h6>49- <a href="http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224414002386">http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224414002386</a></h6>
<h6>50- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/7083695">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/7083695</a></h6>
<h6>51- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11528491">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11528491</a></h6>
<h6>52- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3278240/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3278240/</a></h6>
<h6>53- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24847856">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24847856</a></h6>
<h6>54- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3740553/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3740553/</a></h6>
<h6>55- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4214609/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4214609/</a></h6>
<h6>56- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4150387/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4150387/</a></h6>
<h6>57- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11070333">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11070333</a></h6>
<h6>58- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2849045/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2849045/</a></h6>
<h6>59- <a href="http://www.hsj.gr/medicine/stress-management-techniques-evidencebased-procedures-that-reduce-stress-and-promote-health.php?aid=3429">http://www.hsj.gr/medicine/stress-management-techniques-evidencebased-procedures-that-reduce-stress-and-promote-health.php?aid=3429</a></h6>
<h6>60- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11148895">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11148895</a></h6>
<h6>61- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16234878">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16234878</a></h6>
<h6>62- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24011886">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24011886</a></h6>
<h6>63- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3853679/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3853679/</a></h6>
<h6>64- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11735653">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11735653</a></h6>
<h6>65- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19490828">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19490828</a></h6>
<h6>66- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20351697">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20351697</a></h6>
<h6>67- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26143189">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26143189</a></h6>
<h6>68- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18940848">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18940848</a></h6>
<h6>69- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26100137">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26100137</a></h6>
<h6>70- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18589027">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18589027</a></h6>
<h6>71- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4212566/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4212566/</a></h6>
<h6>72- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26188140">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26188140</a></h6>
<h6>73- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21316411">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21316411</a></h6>
<h6>74- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3607652/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3607652/</a></h6>
<h6>75- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19875483">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19875483</a></h6>
<h6>76- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4311308/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4311308/</a></h6>
<h6>77- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3112506/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3112506/</a></h6>
<h6>78- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4044302/">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4044302/</a></h6>
<h6>79-</h6>
<h6>80- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9221991">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9221991</a></h6>
<p>*https://www.healthline.com/nutrition/14-reasons-always-hungry içeriğinden faydalanılmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/02/19/aclik-sebebi/">Açlığınızın Sebebini Bulun</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aralıklı Oruç &#038; IF Rehberi</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2019/02/06/intermittent-fasting-aralikli-oruc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Feb 2019 16:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık faydalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[ara öğün]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı oruç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[diyet listesi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[etiler diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[intermittent fasting nedir]]></category>
		<category><![CDATA[isveç diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kaç öğün beslenmeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kaç öğün yemeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kas kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç kürleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yakımı]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/2019/02/06/intermittent-fasting-rehberi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçeye "aralıklı oruç diyeti" olarak çevirilen intermittent fasting (IF) son yıllarda üstüne çalışmaların arttığı oldukça popüler sağlık trendlerinden birisidir.</p>
<p>İnsanlar bu yöntemi kilo vermek, daha sağlıklı olmak ve hayatlarını basitleştirmek için kullanıyorlar.</p>
<p>Yapılan bir çok çalışma, intermittent fasting yönteminin vücudumuz ve beynimiz üzerinde güçlü etkileri olduğunu ve hatta daha uzun yaşamamıza yardımcı olabileceğini göstermektedir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/02/06/intermittent-fasting-aralikli-oruc/">Aralıklı Oruç &#038; IF Rehberi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçeye &#8220;<strong>aralıklı oruç diyeti</strong>&#8221; olarak çevirilen <strong>intermittent fasting</strong> (IF) son yıllarda üstüne çalışmaların arttığı oldukça popüler sağlık trendlerinden birisidir.</p>
<p>İnsanlar bu yöntemi kilo vermek, daha sağlıklı olmak ve hayatlarını basitleştirmek için kullanıyorlar.</p>
<p>Yapılan bir çok çalışma, intermittent fasting yönteminin vücudumuz ve beynimiz üzerinde güçlü etkileri olduğunu ve hatta daha uzun yaşamamıza yardımcı olabileceğini göstermektedir (1, 2, 3).</p>
<h2><strong>Intermittent Fasting Nedir?</strong></h2>
<p><strong>Intermittent fasting</strong> günün belirli bir süresinde oruç tutulan ve yeme periyodlarının bulunduğu bir beslenme sistemidir.</p>
<p>Hangi besinleri yemeniz gerektiğini değil, ne zaman yemeniz gerektiğini anlatır. Yani bu sistem bir diyet değil, bir beslenme düzeni olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>Yaygın olan aralıklı oruç yöntemleri; günlük 16 saat oruç tutulup 8 saat yemek yenilen 16/8 yöntemi ve haftada iki kez yapılan 24 saatlik oruç yöntemidir.</p>
<p>Oruç, insanın varoluşundan beri isteyerek ya da istemeyerek gerçekleştirdiği bir uygulama olmuştur. Eski avcı-toplayıcıların ne buzdolapları ne marketleri ne de her zaman yiyecekler vardı. Bir çok zaman yiyecek bulamıyorlardı.</p>
<p>Bu durum insan vücudunun rahatlıkla uzun süre yiyeceksiz kalabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Oruç İslam dininde olduğu gibi Hristiyanlık, Yahudilik ve budizm gibi dinlerde de manevi sebeplerle uygulanır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET:</strong></p></blockquote>
<blockquote><p>Aralıklı oruç (IF), vücudu sistematik bir açlığa maruz bırakıp sağlığı iyileştirme amacıyla uygulanan ve son yıllarda üstüne çalışmaların arttığı bir yeme sistemidir.</p></blockquote>
<h2><strong>Intermittent Fasting Yöntemleri Nelerdir?</strong></h2>
<p>Aralıklı oruç diyetinin birkaç farklı yöntemi var. Bunlar günü ya da haftayı yeme ve oruç tutma süreçlerine bölmeyi hedefler.</p>
<ul>
<li><em><u>16/8 Yöntemi:</u></em> Günlük 8 saatlik bir yeme periyodu belirleyip geri kalan 16 saatte oruç tuttuğunuz yöntemdir. Yapılması en kolay ve sürdürülebilir olan sistemdir. Yeme sürecinizi hayatınıza ve açlık-tokluk durumunuza göre ayarlayabilirsiniz. <a href="https://alicandemiroglu.com/2019/01/18/iki-ogun-beslenme-nedir/">İki öğün beslenme</a> olarak da geçer.</li>
<li><em><u>Ye-Dur-Ye</u></em>: Bu yöntem haftada 1 veya 2 kez yaptığınız bir öğünden sonra 24 saat oruç tutmayı içeren sistemdir. Tek öğün beslenme olarak da adlandırılır.</li>
<li><em><u>5:2 Yöntemi</u></em>: Haftanın ardışık olmayan 2 günü yalnızca 500-600 kalori tüketilerek diğer 5 gün normal beslenme düzenine geçilen yöntemdir.</li>
</ul>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong>:</p></blockquote>
<blockquote><p>Aralıklı oruç tutmanın birkaç yöntemi vardır, aralarında en uygulanabilir ve sürdürülebilir olanı 16/8 yöntemi yani iki öğün beslenmedir.</p></blockquote>
<h2><strong>Intermittent Fasting Vücudumuzu Nasıl Etkiler?</strong></h2>
<p>Oruç tutmak hücrelerinizi ve hormonlarınızı etkiler, vücudunuzda hücresel ve moleküler düzeyde birçok değişiklik olur.</p>
<p>Örneğin vücudunuz oruç süresinde depolanan yağın enerji olarak yakılmasını sağlamak için hormon seviyelerini ayarlar.</p>
<p>Hücreleriniz önemli onarım işlemlerini başlatır ve hücre yenilenmesi (bir nevi gençleşme) başlar.</p>
<p><strong>Vücuttaki bazı değişimler;</strong></p>
<ul>
<li><em><u>İNSÜLİN</u></em>: Sistematik açlık insülin seviyelerini çapıcı derecede düşürür ve insülin duyarlılığını arttırır. Düşük insülin seviyeleri ise depolanan yağları kullanılmak için daha erişilebilir hale getirir (8).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>BÜYÜME HORMONU</u></em>: Oruç büyüme hormonu seviyelerini neredeyse 5 kat arttırır. Bu sayede yağ yakımı ve kas kazanımı ciddi derecede artar (4, 5, 6, 7).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>HÜCRESEL ONARIM</u></em>: Hücreler aç bırakıldığında onarım işlemlerini başlatır. Bu durum hücrelerin içinde biriken eski ve işlevsiz proteinleri sindirdiği ve uzaklaştırdığı ötofaji olayını sağlar (9, 10).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>GEN EKSPRESYONU</u></em>: Uzun ömür ve hastalıklara karşı korunma ile ilgili genlerin fonksiyonlarında değişiklikler görülmüştür (11,12).</li>
</ul>
<p>Hormon seviyelerindeki bu değişiklikler, hücre fonksiyonu ve gen ekspresyonu, aralıklı açlığın sağlığa faydalarını göstermektedir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong>: Oruç tutulduğunda; büyüme hormonu artar, insülin seviyesi düşer ve vücutta hücre yenilenmesi başlar.</p></blockquote>
<h3><strong>Intermittent Fasting Kilo Vermek İçin Harika Bir Yoldur</strong></h3>
<p>Kilo kaybı sağlamak aralıklı orucun tercih edilmesinin en yaygın sebeplerinden birisidir (13).</p>
<p>Daha az öğün yapmak kalori almında da otomatikman bir düşüşe yol açar.</p>
<p>Bunun yanında oruç, daha önce bahsettiğim gibi kilo kaybını sağlayacak hormon seviyelerini değiştirir.</p>
<p>İnsülini azaltmaya ve büyüme hormonu seviyelerini arttırmaya ek olarak, yağ yakımını sağlayan norepinefrin (noradrenalin) salınımını arttırır.</p>
<p><u>Hormonlardaki bu değişklikler nedeniyle kısa süreli açlıklar metabolizma hızınızı %3.6-14 oranında arttırabilir (14,15).</u></p>
<p>Daha az yemenizi ve daha fazla kalori yakmanızı sağlayan aralıklı oruç; kalori denkleminin her iki tarafını da değiştirerek kilo kaybına neden olur.</p>
<p>Çalışmalar sistematik açlığın çok güçlü bir kilo verme aracı olabileceğini göstermektedir.</p>
<p>*2014 tarihli bir metaanaliz çalışmasında bu beslenme sisteminin 3-24 haftalık sürelerde %3 ile %8 oranında kilo kaybına neden olabileceğini göstermiştir. Bu oran da diğer kilo kaybı çalışmalarına göre önemli bir miktardır (1).</p>
<p>Yine aynı çalışmada bel çevresinde %4-%7 incelme görülmüş bu da organlarınızda biriken ve hastalığa neden olan bel bölgesi yağlanmasında azalma olduğunu gösteriyor(1).</p>
<p><u>Başka bir çalışma aralıklı orucun, kalori kısıtlaması yapan geleneksel diyetlere kıyasla daha az kas kaybına neden olduğunu göstermiştir (16).</u></p>
<p>Tüm bunlarla birlikte aralıklı orucun başarısının genel sebebi olarak iştahı baskılaması ve daha az kalori alımını sağlaması olduğu bir gerçektir. Bu yüzden yeme periyodunuzda aşırı miktarda yemek yemeniz kilo kaybını engelleyebilir ve belki kilo almanıza bile sebep olabilir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong>: Aralıklı oruç daha az kalori almanıza yardımcı olurken metabolizma hızınızı belirli oranda arttırabilir. Kilo vermek ve göbek bölgesi yağlanmanızı azaltmak için çok etkili bir yoldur.</p></blockquote>
<h4><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-451" src="https://alicandemiroglu.com/wp-content/uploads/2019/02/aralikli_oruc.jpg" alt="aralıklı oruç" width="722" height="406"></h4>
<h4><strong>SAĞLIK ÜZERİNE FAYDALARI</strong></h4>
<p>Hem insanlarda hem hayvanlarda aralıklı açlık üstüne birçok çalışma yapılmıştır.</p>
<h4>Intermittent Fasting’in sağlığımıza bazı yararları;</h4>
<ul>
<li><em><u>KİLO KAYBI</u></em>: Yukarıda da bahsettiğim gibi sistematik açlık kilo vermenize ve göbek bölgesi yağlanmasını azaltmaya fayda sağlar(1, 13).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>İNSÜLİN DİRENCİ</u></em>: Aralıklı açlık insülin direncini azaltabilir. Kan şekeri seviyenizi düşürerek insülin seviyelerinizi %20-31 oranında azaltarak sizi tip-2 diyabetten korur ve vücudun insüline olan hassasiyetini arttırır (1).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>İNFLAMASYON</u></em>: Bazı çalışmalar, birçok hastalığın temel sebebi olan iltihabın belirtilerinde azalma olduğunu göstermektedir (17, 18, 19).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>KALP SAĞLIĞI</u></em>: Aralıklı oruç, kalp hastalığı için ayrı ayrı risk faktörü olan; kötü kolesterol LDL, kan trigliseridleri, kan şekeri ve insülin direncini azaltabilir (1, 20, 21).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>KANSER</u></em>: Yapılan bazı hayvan çalışmaları sistematik açlığın kanseri önleyebileceğini göstermiştir (22, 23, 24, 25).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>BEYİN SAĞLIĞI</u></em>: Açlık beyin hormonu olan BDNF’yi arttırır ve yeni sinir hücrelerinin büyümesine yardımcı olabilir. Ayrıca Alzheimer hastalığına karşı da koruma sağlayabilir (26, 27, 28, 29).</li>
</ul>
<ul>
<li><em><u>YAŞLANMA KARŞITI</u></em>: Aralıklı orucun farelerde yaşam süresini uzattığı görülmüştür. Çalışmalar aç bırakılan farelerin %36-83 oranında daha uzun yaşadığını göstermiştir (30, 31).</li>
</ul>
<p>*Araştırmaların hala erken aşamada olduklarını unutmamak lazım. Çalışmaların çoğu küçük gruplarla, kısa süreli ya da hayvanlarda yapılmıştır. Daha büyük çapta insan çalışmaları yürütülmektedir ve cevaplanmayan birçok soru bulunmaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖZET</strong>: Aralıklı oruç vücudunuz ve beyniniz için faydalı olabilir. Kilo kaybı sağlayabilir; tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve kanser riskinizi azaltabilir. Daha uzun bir yaşamla da ilişkilendirilmektedir.</p></blockquote>
<h4><strong>Sağlıklı Yaşamı Daha Kolay Hale Getirir</strong></h4>
<p>Sağlıklı beslenmek keyifli ancak bazılarımız için biraz zor olabilir. Sağlıklı yemekleri planlamak, hazırlamak, pişirmek özellikle yoğun bir hayatı olanlar için zor olabiliyor.</p>
<p>Özellikle sık öğünler yapmak ve gün içinde sürekli ne yiyeceğini düşünmek birçok kişi için başlı başına bir stres kaynağı haline geliyor.</p>
<p>Aralıklı oruç bu stresleri minimuma indiriyor ve sağlıklı hayatı oldukça kolay bir hale getiriyor.</p>
<h4><strong>Kimle Dikkatli Olmalı?</strong></h4>
<p>Aralıklı oruç herkes için güvenli olmayabilir.</p>
<p>Eğer şu durumlardan birini ya da birkaçını yaşıyorsanız;</p>
<ul>
<li>Tip 1 diyabetiniz varsa ya da şiddetli kan şekeri düşüklüğü yaşıyorsanız,</li>
<li>Olmanız gereken kilonun altındaysanız,</li>
<li>Yeme bozukluğu geçmişiniz varsa,</li>
<li>Kadınlar için; amenore (menstruasyon yokluğu) yaşıyorsanız, gebeyseniz ya da emzirme dönemindeyseniz,</li>
<li>Tansiyonunuz düşükse,</li>
<li>ilaç kullanıyorsanız aralıklı oruç denemeden önce mutlaka bir doktora ya da beslenme uzmanına danışın.</li>
</ul>
<h4><strong>Yan Etkileri Nelerdir?</strong></h4>
<p>Eğer yukarıda saydığım durumlardan birini yaşamıyorsanız oruç sizin için riskli bir yan etki oluşturmayacaktır.</p>
<p>Açlık, aralıklı orucun temel yan etkisidir ancak vücudunuzun bu sisteme uyum sağlaması için ona birkaç gün zaman vermelisiniz.</p>
<p>Tıbbi bir durumunuz varsa aralıklı oruç tutmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Bunların dışında sağlıklı ve iyi beslendiğiniz sürece bir süre yemek yememenizin tehlikeli bir tarafı yoktur. Aralıklı oruç güvenlidir.</p>
<h4><strong>Aralıklı Oruca Başlamak</strong></h4>
<p>Muhtemelen hayatınızın birçok zamanında bilinçli ya da bilinçsizce aralıklı oruç uygulamışsınızdır.</p>
<p>Örneğin akşam yemeğini yediniz ve geç uyudunuz, ertesi gün öğle yemeğine kadar bir şey yemediniz; işte 16 saatlik bir oruç deneyimi.</p>
<p>Birçok insan ise içgüdüsel olarak bu beslenme sistemini uyguluyor. Sabahları kalktığınızda aç hissetmiyorsanız ve kahvaltı yapma alışkanlığınız yoksa ve yapmıyorsanız endişeleneceğiniz hiçbir şey yok.</p>
<p>Aralıklı oruca başlamak için en uygun ve sürdürülebilir yöntem 16/8 yöntemidir. Burada ilk öğününüzü acıktığınız gibi yapmalı sonrasında ortalama 8 saat yeme pencerenizi ayarlamalı ve son öğününüzden sonra oruç sürecini başlatmalısınız.</p>
<p>Oruç süresinde çay, kahve, maden suyu, su gibi kalorisiz içecekleri tüketebilirsiniz.</p>
<p>Eğer vücudunuzu ve beslenme bilginizi hazır hissediyorsanız tek öğün beslenmeyi ya da 5:2 sistemini haftada maksimum 1-2 kez uygulayabilirsiniz.</p>
<h4><strong>En İyi Diyet Aralıklı Oruç Mu?</strong></h4>
<p>İki öğün beslenme, tek öğün beslenme yani aralıklı oruç kimsenin yapmak zorunda olduğu ya da en iyi beslenme modeli budur dediğimiz bir sistem değil.</p>
<p>Sağlığınızı iyileştirebilecek birçok beslenme tarzından sadece birisi.</p>
<p>Eğer oruç tutma fikri size uzak ve zor geliyorsa bu rehberi hiç okumamış sayabilir ve size neyin en iyi geldiğini aramaya devam edebilirsiniz.</p>
<p>Finalde sizin için en iyi diyet; uzun vadede sürdürebileceğiniz diyettir. Bunu öğrenmenin yolu ise arayışta olmak ve denemektir.</p>
<p>Eğer oruç tutarken kendinizi iyi hissediyor ve sürdürülebilir olduğunu düşünüyorsanız bu sistem sağlığınızı korumak ve kilo vermek için çok güçlü bir araç olabilir.</p>
<p>Diyetisyen Alican Demiroğlu</p>
<h6></h6>
<h6></h6>
<p>KAYNAKÇA:</p>
<p>1- https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S193152441400200X</p>
<p>2- <u><a href="http://ibima.net/articles/ENDO/2014/459119/">http://ibima.net/articles/ENDO/2014/459119/</a></u></p>
<p>3- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3946160/</p>
<p>4- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC329619/</p>
<p>5- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1548337</p>
<p>6- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12425705</p>
<p>7-<u> <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/2355952">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/2355952</a></u></p>
<p>8- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15640462</p>
<p>9- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3106288/</p>
<p>10- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21106691</p>
<p>11- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24048020</p>
<p>12- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2622429/</p>
<p>13- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25540982</p>
<p>14- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/2405717</p>
<p>15- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10837292</p>
<p>16- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21410865</p>
<p>17- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17291990/</p>
<p>18- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17374948</p>
<p>19- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23244540</p>
<p>20- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19793855</p>
<p>21- https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0104423013000213</p>
<p>22- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/3245934</p>
<p>23- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22323820</p>
<p>24- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16126250</p>
<p>25- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11835290</p>
<p>26- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11220789</p>
<p>27- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16011467</p>
<p>28- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC151440/</p>
<p>29- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17306982</p>
<p>30- https://www.karger.com/Article/Abstract/212538</p>
<p>31- https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0047637400001093</p>
<p>32- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26135345</p>
<p>33- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15833943</p>
<p>34- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17569758</p>
<p>35- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19127293</p>
<p>36- <u><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/3661473">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/3661473</a></u></p>
<p><em>*Bu rehberin oluşturulmasında <u><a href="http://healthline.com" target="_blank" rel="noopener noreferrer">healthline.com</a></u> ‘’Intermittent Fasting 101’’ başlıklı yazıdan faydalanılmıştır</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/02/06/intermittent-fasting-aralikli-oruc/">Aralıklı Oruç &#038; IF Rehberi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İki Öğün Beslenme Mümkün mü?</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2019/01/18/iki-ogun-beslenme-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2019 23:04:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık faydalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[ara öğün]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[düşük karbonhidratlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[etiler diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[iki öğün beslenme alican demiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kaç öğün beslenmeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kaç öğün yemeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[kas kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Tek öğün beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/2019/01/18/iki-ogun-beslenme-mumkun-mu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki öğün beslenme denilince, insanoğlunun yüzyıllardır içgüdüsel olarak uyguladığı bir beslenme sistemini duymak kulağınıza garip geliyor olabilir. Modern tıp, yıllardır sık sık ve çok öğünlü beslenmenin faydalı olduğunu kabul etmiş ve böylece ülkemizde de birçok sağlık uzmanı tarafından her kişiye 5 6 öğünden oluşan beslenme programları tavsiye edilmişti ve edilmeye devam ediyor. Ancak son yıllarda daha&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/01/18/iki-ogun-beslenme-nedir/">İki Öğün Beslenme Mümkün mü?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İki öğün beslenme</strong> denilince, insanoğlunun yüzyıllardır içgüdüsel olarak uyguladığı bir beslenme sistemini duymak kulağınıza garip geliyor olabilir.</p>
<p>Modern tıp, yıllardır sık sık ve çok öğünlü beslenmenin faydalı olduğunu kabul etmiş ve böylece ülkemizde de birçok sağlık uzmanı tarafından her kişiye 5 6 öğünden oluşan beslenme programları tavsiye edilmişti ve edilmeye devam ediyor. Ancak son yıllarda daha çok konuşulmaya başlayan ve üstüne bilimsel çalışmalar yapılan farklı bir beslenme sistemi gündeme geldi.</p>
<p>Bilimsel adı ile &#8220;<strong>intermittent fasting</strong>&#8220;, türkçeye çevrilmiş haliyle &#8220;<strong>aralıklı oruç diyetleri</strong>&#8220;; <strong>iki öğün beslenme</strong> ve hatta tek öğün beslenmenin mümkün olduğunu ve sağlığa bazı yararları olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Temel felsefesi acıktığında ye, doyduğunda dur olan bu beslenme sistemi vücudu belirli bir süre sistematik bir açlığa maruz bırakmayı hedefliyor. Vücutta oluşan bu sistematik açlık; kan şekerinin dengelenmesine, insülin seviyelerinin düşmesine ve büyüme hormonunun salgılanmasına sebep oluyor. Haliyle kilo verme süreçlerinde de yağ yakımını arttırıyor.</p>
<p>En uygulanabilir ve hayatı kolaylaştıran türü ise <strong>İki Öğün Beslenme</strong>. Bu sistemde gün içinde ortalama 8 saatlik bir yemek yeme penceresi var ve iki ana öğünle birlikte eğer ihtiyaç duyulursa ara öğünler tüketilebiliyor. Daha sonra başlayan açlık sürecinde ise su, çay, kahve, maden suyu gibi kalorisiz içecekler tüketilebiliyor. Açlık süreci başladıktan sonra diğer gün yapılacak ilk öğüne kadar bu içeceklerin dışında bir şey tüketilmiyor.</p>
<p>Özellikle kahvaltı yapamayanları sevindiren bu beslenme sistemi, kahvaltıyı herkes için zorunlu kılan bilimsel görüşe karşı sağlıklı bir alternatif. Kişi ilk öğününü acıktığı zamana ayarlıyor ve böylece yemek stresini de hafifletmiş oluyor.</p>
<h2>İki öğün beslenme faydaları şu şekilde sıralanabilir;</h2>
<ul>
<li>Bazı çalışmalarda insülin direncine iyi geldiği, kan şekerini düzenlediği ve diyabet riskini azalttığı görülmüştür.</li>
<li>Hayatınızı kolaylaştırır, tüm gün ne yiyeceğinizi düşünmezsiniz.</li>
<li>Tamamen vücudunuzu dinlersiniz ve acıktığınız zaman bir şeyler yiyip, doyduğunuzda yemek yemeyi bırakırsınız.</li>
<li>Yapılan çalışmalar sistematik açlığın kalp hastalıkları, kanser gibi bir çok hastalığa karşı faydalı olabileceğinden bahsediyor.</li>
</ul>
<h3>İki öğün beslenmede nelere dikkat etmek gerekir?</h3>
<p>Öğün sayısı azaltılacağından kişilerin günlük alması gereken besin öğelerini ve enerjiyi dikkatli bir biçimde gözden geçirmeleri ve eksik ya da fazla enerji almamaları önemlidir.</p>
<p>Kan şekeri düşüklüğü yaşayan, tip 1 diyabet ya da tiroit hastalıkları gibi metabolik bir sorunu olan kişilerin hekim onayı olmadan bu beslenme sistemlerini denememeleri gerekir.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=DStZWumPGEo" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İki öğün beslenme ile ilgili videomu izlemek ve youtube kanalıma abone olarak güncel beslenme konularında bilgi almak için tıklayın.</a></p>
<div class="o-responsive-embed"><iframe loading="lazy" title="İKİ ÖĞÜN BESLENME SAĞLIKLI MI?" width="1200" height="675" src="https://www.youtube.com/embed/DStZWumPGEo?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://alicandemiroglu.com/iletisim/">Detaylı bilgi ve iletişim için buraya tıklayın.</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/01/18/iki-ogun-beslenme-nedir/">İki Öğün Beslenme Mümkün mü?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ketojenik Diyet</title>
		<link>https://alicandemiroglu.com/2019/01/17/ketojenik-diyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[alicandemiroglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2019 18:47:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[alican demiroğlu ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://alicandemiroglu.com/?p=430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ketojenik Diyet Nedir?<br />
Ketojenik diyet ağırlıklı olarak yağlardan oluşan, yeterli protein içeren ve karbonhidratların bir müddet kısıtlandığı bir beslenme biçimi. Tıbbi tedavi olarak uzun yıllardır epilepsili çocuklarda ve son dönemlerde bazı kanser türlerinde tümörün büyümesini önleme amacıyla kullanılıyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/01/17/ketojenik-diyet/">Ketojenik Diyet</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Ketojenik Diyet Nedir?</h2>
<p><strong>Ketojenik diyet</strong> ağırlıklı olarak yağlardan oluşan, yeterli protein içeren ve karbonhidratların bir müddet kısıtlandığı bir beslenme biçimi. Tıbbi tedavi olarak uzun yıllardır epilepsili çocuklarda ve son dönemlerde bazı kanser türlerinde tümörün büyümesini önleme amacıyla kullanılıyor.</p>
<p>Eminim zayıflama-kilo verme süreçlerinde kullanıldığını da duymuşsunuzdur. <strong>Ketojenik diyet</strong> özellikle vücudun kilo vermeye direnç gösterdiği insülin direnci, tiroid hastalıkları ya da uzun süren kilo verme süreçlerinden sonra oluşan tıkanıklık dönemlerinde başarıyla uyguladığımız bir beslenme biçimi.</p>
<p><strong>Ketojenik diyette</strong> temel amaç; vücudun enerji üretimi için ilk sırada kullandığı karbonhidratların miktarını azaltarak vücudun enerji üretimini depo yağlardan sağlayacağı moda sokmaktır. Bu durumda yağ yakımınız maksimuma çıkıyor ve ketozis denilen bu moda giriyorsunuz. Uzun süreli uygulamalarını önermediğim bu sistemin mutlaka bir uzman kontrolünde yapılması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://youtu.be/r5rf31uZkAc" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ketojenik diyete başlangıç videomu izlemek ve yutube kanalıma abone olarak güncel sağlıklı beslenme konularıyla ilgili bilgiler almak için lütfen tıklayın.</a></p>
<div class="o-responsive-embed"><iframe loading="lazy" title="Ketojenik Diyete Giriş" width="1200" height="675" src="https://www.youtube.com/embed/r5rf31uZkAc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://alicandemiroglu.com/iletisim/">Detaylı bilgi ve iletişim için buraya tıklayın.</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com/2019/01/17/ketojenik-diyet/">Ketojenik Diyet</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://alicandemiroglu.com">Diyetisyen Alican Demiroğlu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
