Keçi Sütü Sağlığa Faydaları ve İçeriği

Son yıllarda raflarda daha fazla gördüğümüz ve ismini daha çok duymaya başladığımız keçi sütü aslında ününü daha fazla arttırmayı hak eden bir besin. Keçi sütünün sağlığa faydaları arasında; bağışıklığı güçlendirme, metabolizmayı hızlandırma, kalp sağlığını koruma, kemikleri güçlendirme, kilo vermeye yardımcı olma gibi etkileri var.

Ülkemizde ve dünyada en çok tüketilen inek sütüne göre keçi sütü bulunması bir miktar daha zor olan bir süt türü. Keçi sütünün etkileyici sağlık faydaları ve insan vücudu üzerindeki etkileriyle ilgili yapılan son çalışmalar onu popüler bir seçim haline getirmiştir. Dünyadaki süt tedarik miktarının sadece %2’sini oluştursa da doğal homojenizasyona sahip olduğundan işlem maliyeti daha düşüktür.

Özellikle sindiriminin kolay olması bu besini çok daha cazip hale getirir ve hem çocuklarda hem yetişkinlerde tüketimi tavsiye edilir. İşte keçi sütünün önemli etkileri;

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR

Keçi sütü de diğer hayvansal sütler gibi yüksek miktarda kalsiyum içerir. Kalsiyum osteoporoz’u(kemik erimesi) önler ve kemiklerin güçlü kalmasını sağlar.

ANTİ-İNFLAMATUAR ÖZELLİĞİ VARDIR

İnsanlara keçi sütünü sevdiren bir diğer özellik inek sütünün sıkça neden olduğu mide rahatsızlıklarını yaşatmamasıdır. Bunun sebebi barsaklardaki iltihabı yatıştırıcı eşsiz enzimatik yapısıdır. Bu iltihap önleyici özelliklerin vücudun diğer kısımlarına etki edip etmediği ise hala araştırılsa da kesin olan şey keçi sütünün mideniz için kesinlikle iyi olduğudur.

BAĞIŞIKLIĞI ARTTIRIR

İnek sütü az miktarda selenyum içerir ancak keçi sütünde selenyum oranı dikkate değer oranda fazladır. Bu nadir bulunan mineral bağışıklık sistemi işlevselliğinde bizleri hastalıklardan koruyan ve enfeksiyonları temizleyen önemli bir bileşendir.

METABOLİZMAYI GÜÇLENDİRİR

Keçi sütü içerik bakımından inek sütüne göre daha zengindir. Özellikle içerdiği önemli aminoasit ve yağ asitlerinin yanı sıra 1 bardak keçi sütünde günlük almanız gereken kalsiyumun %40’ı B vitamini alımının %20’sii ve önemli miktarda potasyum ve fosfor bulunur.

KALP SAĞLIĞINI KORUR

Keçi sütünde bulunan kolesteral miktarı güvenlidir ve yapısında bulunan esansiyel yağ asitleri ateroskleroz, inme, kalp krizi gibi tehditlere karşı koruyucu etki yapar. Keçi sütünün yüksek potasyum seviyesi ise damarlardaki kan basıncını azaltmaya yardımcı olur çünkü potasyum kan damarlarını rahatlatan ve kardiyovasküler sistemdeki gerginliği azaltan bir mineraldir.

İNEK SÜTÜNE KARŞI ALERJİSİ OLANLAR İÇİN İYİ BİR ALTERNATİFTİR

İnek sütünün hazmında sıkıntı yaşayanlar, gaz problemi çekenler için iyi bir alternatiftir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta keçi sütünde de laktoz bulunur. Eğer laktoza karşı bir intoleransınız varsa keçi sütü sizin için iyi bir seçim olmaz. İnek sütüne göre sindirimi çok daha rahattır ve daha az alerjen madde içerir.

 

 

KAYNAKLAR

http://www.smallruminantresearch.com/article/S0921-4488(03)00272-4/abstract

http://www.journalofdairyscience.org/article/S0022-0302(80)83125-0/abstract

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S002203028879520X

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0261561405002128

https://doi.org/10.1017/S0022029901004903

http://link.springer.com/article/10.1007/BF03179787

http://rnd.edpsciences.org/articles/rnd/abs/2004/06/R4504/R4504.html

http://europepmc.org/abstract/med/3037047

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022030280831298

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0377840103003043

İsveç Diyeti nedir ? zararları nelerdir ?

Son zamanlarda adını sıkça duymaya başladığımız bir diyet tipi; ‘’İsveç diyeti’’. Sosyal mecralarda ve  haber sitelerinde büyük harflerle yazılan ‘’2 haftada 12 kilo verdiren diyet’’ başlığıyla tık arttırma stratejisi için kullanılan ilginç bir beslenme protokolü.

Google’da bu diyet için bir arama yaptığınızda karşınıza bilimsel olmayan sitelerde hep aynı cümleleri tekrar eden bir taslak çıkıyor. Doktorların ameliyat öncesi hızlı kilo verdirmek için kullandığı diye bahsediliyor ancak böyle bir uygulama yok.

Şimdi diyetin içeriğine ve amacına bir göz atalım. 13 gün boyunca yapılması söyleniyor ve bu süreçte 7 ile 20 kilo arası bir zayıflama vadediyor. Öncelikle yazının devamına geçmeden söylemeliyim ki böyle bir durum mümkün değildir. Kilo kaybı için hazırladığımız programlarda hedefimiz vücuda yağ kütlesinden kayıp verdirmektir. Bu tip bir diyetle verilecek kilolar vücuttan sıvı ve kas kaybına neden olacaktır.

Diyette sabah kahvaltıları kahve, kesme şeker ve bazı günler yanına 1 dilim ekmekten oluşuyor. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı bu şekilde düzenlemek sağlığınız için kesinlikle büyük bir yanlış olur. Güne sadece kafein ve eklenti şekerle başlamak gün içinde enerjisiz kalmanıza, gerginliğe ve kan şekeri dalgalanmalarına sebebiyet verecektir.

Öğle ve akşam öğünlerine bakıldığında ise yetersiz ve sağlıksız besin örüntüleri görüyoruz. Evet bu düşük kalorili ve sağlıksız diyetle kilo kaybı yaşayabilirsiniz ancak hızlı verilen bu kayıp hem yağ dokusundan olmayacak hem de hızlı verilen kiloların geri dönüşü yine aynı hızda kilo artışı yolunu izleyecektir.

Bu tip diyetlerde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi de hızlı verilen kiloların vücuda hızlı bir şekilde hatta daha fazlasıyla geri dönmesidir. Vücut belirli bir kiloya alıştıktan sonra hızlı kilo kaybına karşı kendini koruma prensibiyle sürekli ilk kiloya dönme isteğinde olacaktır.

Hedefiniz mutlaka sağlıklı bir diyetle kalıcı kilo kaybı olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ayda kaybedilen 3-4 kilogramı sağlıklı ve kalıcı olarak belirlemiştir. Bu doğrultuda internette yer alan hazır diyet listelerini değil, sizin metabolizmanıza ve hayatınıza göre tasarlanmış bir beslenme programını tercih etmeli ve doğru egzersizi hayatınıza katmalısınız. Diyetisyeniniz size en uygun programı hazırlamada yardımcı olacaktır.

Acı Biber Yaşam Sürenizi Uzatıyor!

”Acı Biber Severlere İyi Haber: Acı Biber Yaşam Süresini Uzatıyor

Yeni yapılan bir çalışmanın sonuçları acı biber severleri sevindirecek türden; bu çalışmaya göre acı biber yemek yaşam süresini uzatabilir.
Kırmızı acı biberler Capsicum bitkisinin meyveleridir. Kendi içerisinde acılık düzeyleri farklı olan birçok türü vardır. Acılık düzeyini belirleyen etken ise biberin içerisinde bulunan capsaicin isimli bileşendir.
Geçmiş yıllarda yapılan birkaç çalışmada göğüs kanseri ve kolorektal kanserlerde bu bileşenin yararlı olabileceği sonuçları elde
edilmiştir. Bu çalışmada da yaşam süresi ve ölüm riskini değerlendirmek amacıyla 16.179 bireye besin tüketim sıklığı anketi uygulanarak son bir aylık acı biber tüketimleri sorgulanmış. Yaklaşık 19 yıllık takip süresince 4946 ölüm gerçekleşmiş. Acı biber tüketimi ile ölüm riski arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman acı biber tüketenlerin ölüm riskinin % 13 daha az bulunduğu belirlenmiştir. Geçmiş çalışmalardan elde edilen sonuçlar da bunu destekler niteliktedir.peppers-at-market

Elde edilen tüm bu bulgular gözlemsel araştırma sonuçlarına dayanması nedeniyle araştırmacılar ileri klinik çalışmaların konuyu aydınlatacağını ve mekanizmanın net bir şekilde ortaya konacağını belirtmektedir.
Kaynak: Chopan M, Littenberg B. The Association of Hot Red Chili Pepper Consumption and Mortality: A Large Population-Based Cohort Study. PLOS ONE, 2017; 12 (1): e0169876 DOI: 10.1371/journal.pone.0169876. ”

*Prof Dr Murat Baş’tan alıntıdır.

Sıcak çay kanser yapıyor!

img_0016

Merhaba,
Çay ile ilgili son zamanlarda çıkan biz çay tiryakileri için üzücü ama muhakkak dikkat edilmesi gereken bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
The Lancet Oncology dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre yüksek sıcaklıkta tüketilen çayın gırtlak-yemek borusu kanserine neden olabileceği belirtildi.
Çalışmaya göre 65 °C’den daha yüksek sıcaklıkta tüketilen içecekler özellikle yemek borusu kanserinde tetikleyici rol oynuyor. Uzun bir süre sıcak içecek tüketimiyle birlikte hücre hasar görüyor. Ve hücrenin gördüğü hasar geri dönüşümsüz bir hal aldığında bunun adı ne yazık ki “Kanser” oluyor.

Ülkece çay içmeyi çok seviyoruz ve maalesef çayı demlikten bardağa döküldüğü gibi içmeye alışkınız.
Yeni doldurulmuş sıcak bir çayı içmek için en az 4-5 dakika beklemek gerektiğini unutmayın. Çayınızı bu şekilde içiniz rahat ve keyifle içebilirsiniz.

Sağlıklı günler dilerim.

Işgın Otu nam-ı diğer Yayla Muzu-Uşkun

Merhaba, bugün sizlere yurdumuzun doğusunda yetişen ve oldukça faydalı bir bitkiden-meyveden bahsedeceğim.

Halk arasında ‘’Yayla Muzu’’, ‘’Uçkun’’, ‘’Uşkun’’ olarak da bilinen Işgın otu.

Bahar aylarının gelmesiyle özellikle Van, Erzurum, Bitlis ve çevre illerde dağlardan toplanan bu hafif ekşimsi bitki son zamanlarda araştırmalara konu oldu ve haberlerde adına sıkça rastlamaya başladık. Özellikle son dönemlerde ‘’Kanserin İlacı’’ başlığıyla birçok haberi medyada yer aldı. “Kanseri 2 günde yok ediyor.” gibi başlıklara kesinlikle inanılmaması gerektiğini de belirtmiş bulunalım.

img_7728.jpg
Işgın otu’nun sağlık açısından faydalarından bahsedecek olursak;

-Yüksek C vitamin içeriğine sahip aynı zaman da A, B1, B2 vitaminleri ve Potasyum açısından da zengindir. Bu vitamin ve mineraller sağlığımız açısından oldukça faydalıdır.

-Yüksek posa-lif içeriği sayesinde sindirim sistemine yardımcı olur, bağırsakların düzenlenmesini sağlar ve kabızlığa karşı etkilidir.

-İçerisinde bulunan polifenoller, bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve birçok hastalıktan korunmamızı sağlar.

Işgın otunu kabuklarını soyarak sanki havuç yermiş gibi tüketebilirsiniz. Ekşimsi tadı bir süre sonra sürekli yeme isteği getirebilir ancak dikkat edilmelidir ki her meyve sebze gibi ışgınında miktarına dikket etmeli. 2 3 adet ışgın 1 porsiyon meyve yerine geçmektedir.

Işgın otu farklı yemeklere katılarak da kullanılmaktadır.
Doğu illerimizde bu mevsimde rahatça bulabileceğiniz Işgın otunu İstanbul’da Fatih Kadılar Pazarı bölgesinde bulabilirsiniz.

Dip not ise haberlerde kullanılan ‘’Kanserin İlacı’’ başlığının henüz doğru olmadığıdır. Evet bu konuda çalışmalar hala yapılmakta ve etkileri incelenmektedir. Ancak şu anda herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır. Özellikle hasta kişilerin kullanmadan önce muhakkak bir hekime ya da beslenme uzmanına danışması gerekmektedir.

Hastalıklardan uzak, sağlıklı günler dilerim.

Dyt Alican Demiroğlu