Nasıl Hızlı Kilo Veririm?: Bilime Dayalı 3 Adım

Hızlı kilo vermenin birçok yolu vardır.

Google’da basit bir arama yaparak birçok sağlıksız yönteme ulaşabiliyorsunuz.

Eğer bunlardan birini bile denemişseniz bu yöntemlerden çoğunun kısa sürede kilo verdirttiğini ancak bıraktığınızda verilen kilonun fazlasının geri alındığını tecrübe etmişsinizdir.

Sizi aç ve halsiz düşürecek bu uygulamaları uzun süre sürdürebilmek içinse yüksek bir iradeye ihtiyaç duyarsınız.

Şimdi bahsedeceğim 3 adımla ise:

  • İştahınız önemli ölçüde azalacak.
  • Halsiz düşeceğiniz açlıklar yaşamadan kilo verilecek.
  • Aynı zamanda sağlık durumunuzu da iyileştireceksiniz.

İşte hızlı kilo vermek için 3 adımlı basit plan.

  1. Şekeri ve Unu bırakın

En önemli kısım, şeker ve nişastayı (karbonhidrat) kesmektir.

Bunu yaptığınızda, açlık seviyeniz düşer ve çok daha az kalori alırsınız (1- Güvenilir kaynak).

Bu durumda vücudunuz enerji için karbonhidrat yakmak yerine depolanan yağlardan beslenmeye başlar.

Karbonhidratı kesmenin bir başka yararı da insülin seviyelerini düşürmesi ve böbreklerden fazla sodyum ve suyun atılmasına neden olmasıdır. Bu da şişkinliği ve gereksiz ödemi azaltır ( 2 ,3 Güvenilir Kaynak).

Bu şekilde beslenmenin ilk haftasında, hem vücut yağı hem de gereksiz vücut sıvısını yüksek oranda kaybederek tartıda normalden fazla bir eksilme görmeniz olağandır.

Grafikte aşırı kilolu veya obez kadınlarda düşük karbonhidrat ve düşük yağlı diyetleri karşılaştıran bir çalışmanın sonuçlarını göreceksiniz. (4 Güvenilir Kaynak).

grafik

Düşük karbonhidratlı diyetle beslenen grup doygun hissederken, düşük yağlı beslenen grup ise fazla kalori alır ve aç kalır.

Karbonhidratları kestiğinizde ya da azalttığınızda  aç kalmadan daha az kalori almaya başlayacaksınız ( 5 ).

ÖZET: Şeker ve nişastaları (karbonhidratları) diyetinizden çıkarmak iştahınızı azaltır, insülin seviyenizi düşürür ve aç kalmadan kilo vermenizi sağlar.

  1. Protein, yağ ve sebze yiyin

Menünüzde mutlaka bir protein kaynağı, yağ ve düşük karbonhidratlı sebzeler bulunsun.

Günlük öğünlerinizi bu şekilde tasarlarsanız karbonhidrat alımınız otomatik olarak 20-50 gram aralığına düşecektir.

Protein Kaynakları

  • Et: Sığır eti, tavuk, kuzu eti vb.
  • Balık ve Deniz Ürünleri: Somon, alabalık, karides vb.
  • Yumurtalar ve peynir

Proteinleri eksiksiz tüketmeniz metabolizma hızınızı günde 80 ila 100 kalori arttırdığı gösterilmiştir (6 Güvenilir Kaynak7 Güvenilir Kaynak8 Güvenilir Kaynak).

Yüksek proteinli diyetler ayrıca yiyeceklere duyulan istek ve takıntılı düşünceleri % 60 oranında azaltabilir, gece geç saatlerde atıştırma arzusunu yarı yarıya azaltabilir ve sizi o kadar tok hissettirir ki, günlük olarak 441 daha az kalori almanızı sağlar (9 Güvenilir Kaynak10 Güvenilir Kaynak).

Düşük Karbonhidratlı Sebzeler

  • Brokoli
  • Karnıbahar
  • Ispanak
  • Lahana, Brüksel lahanası
  • Kabak
  • Mantar
  • Biber
  • Bamya
  • Marul
  • Salatalık
  • Pazı, roka, kuzu kulağı, maydanoz, dereotu gibi tüm yeşillikler.

Tabağınızı bu düşük karbonhidratlı sebzelerle doldurmaktan korkmayın. Günde 20-50 net karbonhidrat geçmeden çok fazla miktarda yiyebilirsiniz.

Çoğunlukla protein ve bol miktarda sebzelere dayalı bir diyet, sağlıklı olmanız için gereken tüm lifleri, vitaminleri ve mineralleri içerir.

Yağ Kaynakları

  • Zeytin yağı
  • Tereyağı
  • Hindistancevizi yağı
  • Avokado yağı
  • Yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem, kabak çekirdeği vb)
  • Günde 2 ya da 3 öğün yapın. İkindi vaktinde acıkırsanız bir ara öğün ekleyebilirsiniz.

Bu şekilde düşük karbonhidratlı bir beslenme uyguladığınızda eğer yağları eksik alırsanız halsizlik, yorgunluk gibi yan etkiler yaşayabilirsiniz. Doğal yağları tüketmekten korkmayın. Sizi hem tok tutacak hem de güvende tutacaktır.

ÖZET: Menünüzü protein, yağ ve düşük karbonhidratlı sebzelerle oluşturun. Böylece karbonhidrat alımınızı ve açlık seviyenizi ciddi derecede düşüreceksiniz.

  1. Haftada 3 kez Ağırlık Kaldırın

Egzersiz için en iyi seçenek haftada 3-4 kez spor salonuna gitmektir. Isının ve biraz ağırlık kaldırın.

Bu konuda bilginiz azsa bir spor hocasından mutlaka destek alın.

Ağırlık kaldırmak yağ yakmanın en iyi yoludur.(11 Güvenilir Kaynak12 Güvenilir Kaynak).

Düşük karbonhidratlı diyetler üzerine yapılan çalışmalarda vücut yağı önemli derecede düşer ve bir miktar kas kazanılabileceği de görülmektedir ( 13 ).

Eğer ağırlık kaldırmanın size uygun olmadığını düşünüyorsanız bisiklet, yüzme ya da koşu-tempolu yürüme gibi bazı kardio egzersizleri de yeterli olacaktır.

ÖZET: Ağırlık kaldırmak yağ yakmak için en iyi seçenektir. Uygun değilse kardiyo da yapılabilir.

İsteğe Bağlı – Haftada Bir Kez ‘’Rahat Öğün’’ Yapın

Haftada 1 gün daha fazla karbonhidrat yemek için kendinize izin verebilirsiniz. İnsanlar bu gün için genelde cumartesi ya da pazarı tercih eder.

Genel olarak yoğurt, meyve, yulaf, patates, kinoa, tatlı patates gibi sağlıklı karbonhidrat kaynaklarına bağlı kalmak önemlidir. Eğer daha sağlıksız seçenekleri kullanacaksanız o gün bugün olmalıdır.

Dikkat etmeniz gereken, bu rahat günü haftada 1den fazla yapmamaktır. Eğer fazla olursa bahsettiğim program işe yaramayacaktır.

Bu rahat günü yapmanız şart değil ancak bazı çalışmalarda leptin ve tiroid hormonları gibi yağ yakıcı bazı hormonları arttırmaya olumlu etkisi gözlenmiştir. (14 Güvenilir Kaynak15 Güvenilir Kaynak).

Rahat gün boyunca ve ertesi gün bir miktar kilo artışı gözlemleyebilirsiniz. Bu artışın çoğunluğu sıvı olacak ve 1-2 günde tekrar kaybedeceksiniz.

ÖZET: Haftada 1 gün fazla karbonhidrat alımı gerekli değil ama sizi rahatlatacak ve iyi hissettirecekse yapılabilir.

Kaloriler ve Porsiyon Kontrolü Hakkında

Karbonhidratları çok düşük tuttuğunuzda ve protein, yağ ve düşük karbonhidratlı sebzelere sadık kaldığınız sürece kalorileri saymanız gerekmez.

Ancak daha kontrollü ilerlemek istiyorsanız internette güvenilir sitelerden kalori hesaplamalarını yapabilirsiniz. Bknz: fitekran.com

Bu planın asıl amacı karbonhidratları günde 20-50 gramın altında tutmak ve kalorilerinizin kalanını protein ve yağdan almaktır.

ÖZET: Bu planda kilo vermek için kalori saymak gerekli değildir. Karbonhidratlarınızı kesinlikle 20-50 gram aralığında tutmak çok önemlidir.

İşleri Kolaylaştırmak ve Daha Hızlı Kilo Vermek İçin Bonus 8 İpucu

  1. Yüksek proteinli bir kahvaltı yapın. Bunu yaptığınızda gün boyunca daha tok olacak ve daha az kalori alacaksınız (16 Güvenilir Kaynak17 Güvenilir Kaynak).
  2. Şekerli içeceklerden ve meyve suyundan kaçının. Sıvı şeker içmek kilo almanın en kolay yoludur. Bunları mutlaka kesin suretle bırakın. (18 Güvenilir Kaynak19).
  3. Yemeklerden yarım saat önce su için. Bir çalışmada yemeklerden 30 dk önce içilen 1 bardak suyun toplam kilo kaybına %44 olumlu katkı yaptığını göstermiş (20 Güvenilir Kaynak).
  4. Çözünür lif yiyin. Çalışmalar, çözünür liflerin, özellikle göbek bölgesindeki yağı azaltabileceğini göstermektedir . Glukomannan gibi lif takviyeleri de yardımcı olabilir (21 Güvenilir Kaynak22 Güvenilir Kaynak).
  5. Kahve veya çay için. Günde 2 3 bardak kahve ve çay tüketimiyle metabolizmanızı % 3-11 oranında arttırabilirsiniz. (23 Güvenilir Kaynak24 Güvenilir Kaynak25 Güvenilir Kaynak).
  6. Çoğunlukla işlenmemiş yiyecekleri yiyin. Diyetinizin çoğunu doğal besinlerle oluşturun. Daha sağlıklı olacak ve daha tok tutacaktır.
  7. Yeme hızınızı düşürün. Hızlı yemek yiyenler kilo alır. Yavaş yemek, daha tok hissetmeni sağlar ve ağırlık azaltan hormonları arttırır ( 26 ,27 Güvenilir Kaynak).
  8. Kaliteli uyuyun. Kötü uyku kilo alımı için en güçlü risk faktörlerinden biridir, bu nedenle uykunuza dikkat etmek önemlidir( 30 ).

Kilo Kaybı ve Diğer Faydaları

Kişiye göre değişmekle birlikte ilk haftada 2-3 ya da 4-5 kilo kayıp yaşayabilirsiniz.

Ben böyle bir diyet uyguladığımda 10 günde 3 kiloya yakın kilo kaybediyorum. Bu adımları uzun süre uygulayacaksanız Ketojenik diyeti araştırıp daha sistemli ilerleyebilirsiniz.

İlk birkaç gün, biraz garip hissedebilirsiniz. Vücudunuz yıllardır karbonhidrat yakıyor, bu yüzden yağ yakmaya alışması biraz zaman alabilir.

Buna “düşük karbonhidrat gribi” veya ” keto gribi ” denir ve genellikle birkaç gün içinde biter. Uzun süre uygulayacaksanız diyetinize fazladan tuz ilave etmek bu konuda yardımcı olabilir.

İlk birkaç günden sonra çok daha rahat olacağınızı gözlemleyeceksiniz.

Bu tarz bir düşük karbonhidratlı diyetin sağlığa başka faydaları da var;

ÖZET: Kilo kaybına odaklı olabilirsiniz ancak düşük karbonhidratlı diyetin sağlığınıza diğer faydalarını da unutmayın. Kilo kaybınız ilk haftalarda yüksek olabilir.

Kilo Vermek için Kendinize çok Yüklenmeye ihtiyacınız yok

Eğer tıbbi bir durumunuz-hastalığınız varsa, böyle bir plan uygulamadan önce doktorunuzdan fikir alın.

Karbonhidratı azaltıp ve insülin seviyelerini düşürerek hormonal düzeni değiştirir, vücudunuzu ve beyninizi kilo vermeyi ister hale getirirsiniz.

Bu beslenme sistemi geleneksel kilo kaybı yöntemlerindeki genel başarısızlık sebebi olan temel nedeni ortadan kaldırır yani iştahı ve açlığı ciddi şekilde azaltır.

Bu yöntemin, klasik düşük kalorili, orta karbonhidratlı bir diyetten 2-3 kat daha fazla kilo vermenizi sağladığı kanıtlanmıştır ( 38 , 39 ,40 Güvenilir Kaynak).

Sabırsız ve tartıyla motive olan insanlara faydası ise ilk günlerde sıvı kaybının yüksek olmasıyla yüksek kilo kaybının görülmesidir.

Yorumum;

Bu tip bir beslenmenin uzun vadede, ülkemiz şartları ve ortamı düşünüldüğünde sürdürülebilir olmadığının farkındayım. Ancak hızlı kilo kaybı isteniliyorsa sağlıksız uygulamalar yerine doğal besinlerle bu tarz bir sistemin benimsenmesi daha verimli olacaktır. Unutmayın sizin için en iyi diyet rahatlıkla sürdürebileceğiniz diyettir.

Sevgiler.

Dyt Alican Demiroğlu

Aralıklı Oruç rehberim için tıklayın

İnsülin Direncini anlama rehberi için tıklayın

Açlığınızın sebebini bulmak için tıklayın 

(Yazıda healthline.com sitesindeki kaynaklardan çeviriler kullanılmıştır.)

Aralıklı Oruç Diyet Listesi

Bana aralıklı oruç ve düşük karbonhidratlı beslenme konusunda en çok yöneltilen sorular;

Neler yemeliyiz? Ne kadar yemeliyiz?

Bu soruların cevabı kişiye göre değişir ve kesinlikle standart bir cevabı yoktur.

Her bireyin diyeti farklı ve kişiye özgü planlanmalıdır.

———————————

Ben biraz fikir versin diye kendi uyguladığım diyetimden bir günlük örneği paylaşıyorum.

Siz okumadan önemli bir uyarı yapayım bu program tamamen benim ihtiyaçlarıma-tercihlerime göre oluşturuldu tek amacım sizlere fikir vermesi 💡

👇🏼

İlk öğünüme kadar;

Aralıklarla 1 litre su, 

1 kupa kahve

••

İlk Öğünüm 12.00

2 yumurtalı ve peynirli omlet (tereyağında),

Yarım avokado

Yeşillikler, kırmızı turp, havuç

10-12 adet badem

1 mandalina

••

İkinci öğünüme kadar açlık sinyali hissettiğim zamanlarda; 

1 bardak kefir

1 avuç kabak çekirdeği

••

İkinci ve son öğünüm 19.30;

1-2 tabak kıymalı zeytinyağlı karbanahar yemeği

4 5 yk mercimek

Bol mevsim salata ve içine zeytinyağı-sirke

————————————

Son öğünümden sonra başlayan oruç süresince de ertesi gün ilk öğüne kadar;

Sade maden suyu, çay, su tüketiyorum.

••

Öğün saatlerimi o gün açlık durumuma ve hayat akışıma göre değiştirebiliyorum.

••

Bu sadece sıradan bir günlük menüm, uzun süre böyle aynı besinlerle, tek tip beslenmenin sağlıklı olmadığını hatırlatalım🥳

Keçi Sütü Sağlığa Faydaları ve İçeriği

Son yıllarda raflarda daha fazla gördüğümüz ve ismini daha çok duymaya başladığımız keçi sütü aslında ününü daha fazla arttırmayı hak eden bir besin. Keçi sütünün sağlığa faydaları arasında; bağışıklığı güçlendirme, metabolizmayı hızlandırma, kalp sağlığını koruma, kemikleri güçlendirme, kilo vermeye yardımcı olma gibi etkileri var.

Ülkemizde ve dünyada en çok tüketilen inek sütüne göre keçi sütü bulunması bir miktar daha zor olan bir süt türü. Keçi sütünün etkileyici sağlık faydaları ve insan vücudu üzerindeki etkileriyle ilgili yapılan son çalışmalar onu popüler bir seçim haline getirmiştir. Dünyadaki süt tedarik miktarının sadece %2’sini oluştursa da doğal homojenizasyona sahip olduğundan işlem maliyeti daha düşüktür.

Özellikle sindiriminin kolay olması bu besini çok daha cazip hale getirir ve hem çocuklarda hem yetişkinlerde tüketimi tavsiye edilir. İşte keçi sütünün önemli etkileri;

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR

Keçi sütü de diğer hayvansal sütler gibi yüksek miktarda kalsiyum içerir. Kalsiyum osteoporoz’u(kemik erimesi) önler ve kemiklerin güçlü kalmasını sağlar.

ANTİ-İNFLAMATUAR ÖZELLİĞİ VARDIR

İnsanlara keçi sütünü sevdiren bir diğer özellik inek sütünün sıkça neden olduğu mide rahatsızlıklarını yaşatmamasıdır. Bunun sebebi barsaklardaki iltihabı yatıştırıcı eşsiz enzimatik yapısıdır. Bu iltihap önleyici özelliklerin vücudun diğer kısımlarına etki edip etmediği ise hala araştırılsa da kesin olan şey keçi sütünün mideniz için kesinlikle iyi olduğudur.

BAĞIŞIKLIĞI ARTTIRIR

İnek sütü az miktarda selenyum içerir ancak keçi sütünde selenyum oranı dikkate değer oranda fazladır. Bu nadir bulunan mineral bağışıklık sistemi işlevselliğinde bizleri hastalıklardan koruyan ve enfeksiyonları temizleyen önemli bir bileşendir.

METABOLİZMAYI GÜÇLENDİRİR

Keçi sütü içerik bakımından inek sütüne göre daha zengindir. Özellikle içerdiği önemli aminoasit ve yağ asitlerinin yanı sıra 1 bardak keçi sütünde günlük almanız gereken kalsiyumun %40’ı B vitamini alımının %20’sii ve önemli miktarda potasyum ve fosfor bulunur.

KALP SAĞLIĞINI KORUR

Keçi sütünde bulunan kolesteral miktarı güvenlidir ve yapısında bulunan esansiyel yağ asitleri ateroskleroz, inme, kalp krizi gibi tehditlere karşı koruyucu etki yapar. Keçi sütünün yüksek potasyum seviyesi ise damarlardaki kan basıncını azaltmaya yardımcı olur çünkü potasyum kan damarlarını rahatlatan ve kardiyovasküler sistemdeki gerginliği azaltan bir mineraldir.

İNEK SÜTÜNE KARŞI ALERJİSİ OLANLAR İÇİN İYİ BİR ALTERNATİFTİR

İnek sütünün hazmında sıkıntı yaşayanlar, gaz problemi çekenler için iyi bir alternatiftir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta keçi sütünde de laktoz bulunur. Eğer laktoza karşı bir intoleransınız varsa keçi sütü sizin için iyi bir seçim olmaz. İnek sütüne göre sindirimi çok daha rahattır ve daha az alerjen madde içerir.

 

 

KAYNAKLAR

http://www.smallruminantresearch.com/article/S0921-4488(03)00272-4/abstract

http://www.journalofdairyscience.org/article/S0022-0302(80)83125-0/abstract

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S002203028879520X

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0261561405002128

https://doi.org/10.1017/S0022029901004903

http://link.springer.com/article/10.1007/BF03179787

http://rnd.edpsciences.org/articles/rnd/abs/2004/06/R4504/R4504.html

http://europepmc.org/abstract/med/3037047

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022030280831298

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0377840103003043

İsveç Diyeti nedir ? zararları nelerdir ?

Son zamanlarda adını sıkça duymaya başladığımız bir diyet tipi; ‘’İsveç diyeti’’. Sosyal mecralarda ve  haber sitelerinde büyük harflerle yazılan ‘’2 haftada 12 kilo verdiren diyet’’ başlığıyla tık arttırma stratejisi için kullanılan ilginç bir beslenme protokolü.

Google’da bu diyet için bir arama yaptığınızda karşınıza bilimsel olmayan sitelerde hep aynı cümleleri tekrar eden bir taslak çıkıyor. Doktorların ameliyat öncesi hızlı kilo verdirmek için kullandığı diye bahsediliyor ancak böyle bir uygulama yok.

Şimdi diyetin içeriğine ve amacına bir göz atalım. 13 gün boyunca yapılması söyleniyor ve bu süreçte 7 ile 20 kilo arası bir zayıflama vadediyor. Öncelikle yazının devamına geçmeden söylemeliyim ki böyle bir durum mümkün değildir. Kilo kaybı için hazırladığımız programlarda hedefimiz vücuda yağ kütlesinden kayıp verdirmektir. Bu tip bir diyetle verilecek kilolar vücuttan sıvı ve kas kaybına neden olacaktır.

Diyette sabah kahvaltıları kahve, kesme şeker ve bazı günler yanına 1 dilim ekmekten oluşuyor. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı bu şekilde düzenlemek sağlığınız için kesinlikle büyük bir yanlış olur. Güne sadece kafein ve eklenti şekerle başlamak gün içinde enerjisiz kalmanıza, gerginliğe ve kan şekeri dalgalanmalarına sebebiyet verecektir.

Öğle ve akşam öğünlerine bakıldığında ise yetersiz ve sağlıksız besin örüntüleri görüyoruz. Evet bu düşük kalorili ve sağlıksız diyetle kilo kaybı yaşayabilirsiniz ancak hızlı verilen bu kayıp hem yağ dokusundan olmayacak hem de hızlı verilen kiloların geri dönüşü yine aynı hızda kilo artışı yolunu izleyecektir.

Bu tip diyetlerde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi de hızlı verilen kiloların vücuda hızlı bir şekilde hatta daha fazlasıyla geri dönmesidir. Vücut belirli bir kiloya alıştıktan sonra hızlı kilo kaybına karşı kendini koruma prensibiyle sürekli ilk kiloya dönme isteğinde olacaktır.

Hedefiniz mutlaka sağlıklı bir diyetle kalıcı kilo kaybı olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ayda kaybedilen 3-4 kilogramı sağlıklı ve kalıcı olarak belirlemiştir. Bu doğrultuda internette yer alan hazır diyet listelerini değil, sizin metabolizmanıza ve hayatınıza göre tasarlanmış bir beslenme programını tercih etmeli ve doğru egzersizi hayatınıza katmalısınız. Diyetisyeniniz size en uygun programı hazırlamada yardımcı olacaktır.

Acı Biber Yaşam Sürenizi Uzatıyor!

”Acı Biber Severlere İyi Haber: Acı Biber Yaşam Süresini Uzatıyor

Yeni yapılan bir çalışmanın sonuçları acı biber severleri sevindirecek türden; bu çalışmaya göre acı biber yemek yaşam süresini uzatabilir.
Kırmızı acı biberler Capsicum bitkisinin meyveleridir. Kendi içerisinde acılık düzeyleri farklı olan birçok türü vardır. Acılık düzeyini belirleyen etken ise biberin içerisinde bulunan capsaicin isimli bileşendir.
Geçmiş yıllarda yapılan birkaç çalışmada göğüs kanseri ve kolorektal kanserlerde bu bileşenin yararlı olabileceği sonuçları elde
edilmiştir. Bu çalışmada da yaşam süresi ve ölüm riskini değerlendirmek amacıyla 16.179 bireye besin tüketim sıklığı anketi uygulanarak son bir aylık acı biber tüketimleri sorgulanmış. Yaklaşık 19 yıllık takip süresince 4946 ölüm gerçekleşmiş. Acı biber tüketimi ile ölüm riski arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman acı biber tüketenlerin ölüm riskinin % 13 daha az bulunduğu belirlenmiştir. Geçmiş çalışmalardan elde edilen sonuçlar da bunu destekler niteliktedir.peppers-at-market

Elde edilen tüm bu bulgular gözlemsel araştırma sonuçlarına dayanması nedeniyle araştırmacılar ileri klinik çalışmaların konuyu aydınlatacağını ve mekanizmanın net bir şekilde ortaya konacağını belirtmektedir.
Kaynak: Chopan M, Littenberg B. The Association of Hot Red Chili Pepper Consumption and Mortality: A Large Population-Based Cohort Study. PLOS ONE, 2017; 12 (1): e0169876 DOI: 10.1371/journal.pone.0169876. ”

*Prof Dr Murat Baş’tan alıntıdır.